dünya futbolu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dünya futbolu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Haziran 2010

Allah'ın sopası yok

1966-2010 
44 yıl sonra gelen adalet

22 Haziran 2010

Dünya kupası

Arjantin
Favorimden başlayayım önce.Arjantin tam beklediğim gibi.Hiç şaşırtmadı beni.Bu takım birşeyler yapacaksa,Maradona sayesinde yapacak derdim hep.Maradona'nın hocalığından değil elbet.Kulubede bulunmasından kastım.Aynen öylede oluyor.Güzel top oynamıyor Arjantin.Ama kenarda efsanelerinin delici bakışlarını gördüklerinde içlerini kaplayan hırs,o topa ve rakibe saldırışları.Arjantin kazanacaksa böyle kazanacak anlaşılan.Dünyanın en tehlikeli hücum hattıyla değil.Maradona dediğin budur zaten.Olağanüstü bir futbolcu değil bir ruhtur,bir duruştur.Maradona'yı kanlı canlı oynarken seyredipte o duruştan etkilenmeyen insan evladı varmıdır dünyada.Taca çıkan topa vurmaya yeltendiğinde,ayağının dışıyla,topuğuyla geri gönderdiğinde "helaaaal" diye yerinden zıplamayan.İşte bu yüzden her zaman Pele'den büyüktür Maradona.En azından benim için.Milli takımda oynamıyor amaaaa diye ağız büken yavşaklarda ağzının payını almıştır umarım.Susarlar artık.Daha ne yapacak Messi.Uçacak mı?.Di Maria Real Madrid gazıyla döktürür diyordum turnuva öncesinde.Evet iyi oynuyor ama kendi yerinde oynamıyor maalesef.Kanatlardan birine koysa bu çocuğu ikinci bir Messi olur.Maradona ile çıkar ilişkisi var diye suçladıkları Heinze de böyle konuşanlara kapak takıyor her maç.Helal olsun.Cambiasso içimizde bir dert.İnşallah çok aramaz diyoruz da görünen o ki çok arayacak Maradona onu.En azından Palermo'nun yerine onu alsaydı diye hayıflanıyoruz ama artık çok geç.Bununla yetineceğiz mecburen.İlk iki maç sonrası görünen çeyrek finali rahat görür bu takım.Daha fazlası için sağlam bir Messi'ye ve Maradona ruhuna ihtiyacımız var.

Almanya
Bir maç izlemeyle bu kadar şişirirsen,götünü kaldırırsan göt olur kalırsın böyle.Bir forvetin oyundan atıldı diye takımın en iyi adamı Mesut'u ordan oraya değiştirmek taktikse eğer,ben öyle taktiğin ta ...Mesut forvetin arkasında asist yaparak kendini ve adını büyüten bir adam.Mesuttan ikinci bir forvet,forvetimsi yapmaya kalkarsan da olacak olan budur.Ronaldo'nun en çok gol atma rekorunu kırması muhtemel ilk isim Klose ise tam dayaklık.Bu kartları bırak dünya kupasını kendi liginde görsen yerin dibine sokarlar seni.Allahtan sana çok ihtiyaçları var da fazla üstüne gitmiyorlar.Yoksa diri diri gömerlerdi seni.Son maçın dışında hala umut var Almanya'da.Pozitif oynayan nadir takımlardan biri.Ama ilk maçtan sonra olduğu gibi fazla abartmamak lazım.Bu saatten sonra bir Sırbistan daha çıkmayacak karşılarına.Baş yarar dedikleri küçük taş bu turnuvada Sırbistan oluyor.Sırpları diğer takımlar düşünsün şimdi.Buradan bakarsanız eski oyun stiline dönebilirler.Nasıl ki Arjantin kazanacaksa Maradona ruhuyla kazanacak diyorsak Almanya içinde kaybederse Löw'ün taktik beceriksizliği yüzünden kaybedecek.Dokunma Mesut'a,bırak bildiği yerde oynasın çocuk.İlerde Klose olmuş olmamış hiç farketmez.O bir şekilde atar topu oraya.

İspanya
Bu adamlara söylenecek hiç bir şey yok.İsviçre maçı bir iş kazasından ibaret.Oynadıkları futbol turnuvanın en iyilerinden biri.Ama birinin bu adamlara orta alanda bol bol top çevirmenin her zaman kazandırmayacağını söylemesi gerekiyor.Çok pozisyon bulmalarına rağmen ceza sahası çevresinde biraz çekingen davrandılar.İkinci maçlarla beraber eski durumlarına gelirler diye düşünüyorum.

İtalya
Lippi'ye çok kızgınım.Turnuva öncesinin çok kötü kadro seçimini,Lippi'nin deneyimli kurt hocalığıyla aşarlar diye düşünüyordum ama yanılmışım.Sahada oynayan kadroda da çok kötü seçimler yapıyor efendi hazretleri.Iaquinta ve Gilardino babasının oğlu sanki.İtalya'da sezonun en iyi iki oyuncusu DiNatale ve Pazzini ise kulubede yetim çocuklar gibi duruyorlar.Yinede De Rossi,Pepe,Montolivo gibi İtalyan gibi duran adamları izlemek güzel.İlk iki maçı berebere bitti.Son maçı alırlarsa ikinci tura çıkacaklar.Bu kadro seçimiyle çeyrekten ötesi hayal olur diye düşünüyorum.

Brezilya
Herzamanki gibi.Hiçbirşey oynamamış gibi görünüyor ama birşekilde maçı kazanıyor.Kore maçında çok kötüydüler.Eski tabirle sırtlarındaki formaları sayesinde maçı kazandılar.Aynı formayı Korelilere giydirsen onlar da kazanabilirdi.Fildişi maçında ilk maça göre daha sağlam top oynadılar.Üstelik bütün taktiğini rakibe sert girip onu yıldırmak üstüne kuran Erikson'a rağmen.Brezilya gibi yumuşabilek futboluna yatkın bir takımın turnuvanın en sert maçını kazanması ilerisi için finalistlerden biri belli gibi dedirtiyor adama.Kadro seçimi ile ilgili yemedik küfür kalmayan Dunga'ya haksızlık yapılıyor sanki.Baksanıza bu takımda Dani Alves bile yedek bekliyor.Galatasaray'da paçoz futbolcu muamelesi gören Elano tam anlamıyla döktürüyordu ki sakatlandı.Galatasaray bu adamı bırakmamalı.Rijkaard Dunga ne yapıyorsa aynısını yapmalı bu adama.Galatasaray'ın bu adamdan yiyeceği çok ekmek var.

Hollanda
İlk iki maçında ama özellikle ilkinde İspanya'nın oynadığı futbola özendikleri hissine kapıldım.Ortasahada bol bol pas falan.Tabi dezavantajı sağlam forvetlerinin olmaması.İki kanat oyuncusu Elia ve Robben oynamıyor.Robben'i biliyoruzda Elia niye oynamıyor anlamıyorum.Japonya maçında mecbur kaldıktan sonra oyuna girdi ve Hollanda pozisyon bulmaya başladı.Daha bu takıma Robben'in de gireceğini düşünürsek Hollanda asla kolay lokma olmaz.

Fransa
Beter olun.Sarkozy,Platini,2016 falan derken iyice uyuz olmaya başladım bu ülkeye.Ne diyeyim Allahın sopası yok.Hayır top oynasalar eyvallah diyeceğim ama o da yok.Sırf teknik direktörüne uyuzluk olsun diye ülkesini satan adamlarmış bu adamlar.Fransız değilmisiniz,topunuzun ...

İngiltere
Bir başka aşırı abartılan fiyasko.Ne bir organize hücum,ne bir kanat atağı,hiçbirşey yok.Öve öve bitiremedikleri Lampard,Gerrard,Cole sapır sapır dökülüyorlar.Gruptan çıkamama durumu var.Görünen o ki bırak kupayı almayı ikinci turdan öteye gidemeyecekler.Zaten savunma oynayan bu takımın başına İtalyan hoca getirenlerin suçu tamamen.

Uruguay
Her dünya kupasında,acaba bu sefer birşeyler yaparlarmı diye düşündüğümüz bir zamanların futbol efsanesi.Bu sefer gerçekten çok iyiler.Yeryüzünde hiçbir hocanın reddemeyeceği forvet hattı ve Lugano önderliğindeki savunması onlar için ümitlenmemize neden olan en önemli faktörler.Kupayı alırlar diyemem ama yarı finali hatta finali görürlerse de şaşırmam.

Sırbistan
Şu anda Avrupa'nın en iyi genç jenerasyonuna sahip takımı.Takımın en yaşlı futbolcuları Stankoviç ve Panteliç'in yaşları daha 32 desem yeterli.Gözü kapalı herkesin ismini sayabildiği adamlar Krasiç,Jovanoviç,Lazoviç,Vidiç,Ivanoviç ve diğerleri.Kısacası taş gibi takım.Başlarında ise Radomir Antiç.İlk maçlarda gördüğümüz o heyecanlarını yenebilirlerse,ayakları yere biraz daha sağlam basabilirse tarihlerinin en büyük başarılarını yakalayabilirler.

Şili
Oynarsa Tello için izlerim diyordum turnuva başlamadan önce.Gördüm ki asıl Tello'suz izlenmeli bu takım.Avrupanın büyük takımlarında oyuncusu yok.Xerez,Zaragoza,Udinese gibi orta düzey takımlarda oynuyor en kalifiye otyuncuları.Teknik direktör Bielsa,ki kendisi şimdiden bir kahraman,bu adamlardan harika bir takım yapmış.Son maçta İspanya'nın işi gerçekten çok zor,beraberlik Şili'yi grup lideri yapacak.Biraz da Tello'yu görsek ufaktan daha çok sevecem bu takımı.

Herşeye rağmen güzel turnuva oluyor.Favorilerden birkaçı dışında tökezlemeyen yok.Adını fazla duymadığımız ülkelerde bile böylesine futbol oynandığını öğrenmek de ayrıca güzel.Avrupa-Güney Amerika rekabetinde 9-9 luk eşitlik var.Bu kupayı alan öne geçecek.Gönlüm Latinlerden birinin almasından yana,Brezilya hariç.

11 Haziran 2010

Arjantin

Türkiye olsun olmasın her dünya kupasında asıl favorim çocukluğumun takımı Arjantin olur hep.Bu kez de değişmeyecek.Ne Brezilya'nın analarından futbolcu doğmuş karamelimsi oğlanları ne de İspanya'nın şiir gibi futbolu.Benim gözüm yine şu yukarıdaki fotoğrafta olacak.Dünyanın en tehlikeli forvet hattına sahipler bu sefer.En büyük avantajları bu.Maradona falan hikaye.Bir de eşşeklik etmese eşşoğlusu,Messi-Milito-Higuain'i ilerde beraber oynatsa,Mascherano kaptan olduğunu hatırlasa biraz,Di Maria Real Madrid'e transferinin hakkını verse falan.Zaten kupanın öbür favorileri gruplardan sonra hep birbirleriyle oynayacaklar.Oysa Arjantin'in önü daha açık.Türkiye'nin 2002'de olduğu gibi bir şansa sahipler.Yani yol müsait,bas gaza gitsin artık.

11 Mart 2010

Florentino olmak da var

Biz koftiden Brezilyalının (o da devşirme cinsinden) tekine 8 milyon yurocuk verip aldı diye tüpçüyü mabedin şeref tribününe gömdük ki hem de nasıl.Herif  "sülaleme tebbet okumasınlar" diye stadın refüjlerine bile yaklaşamıyor artık.Ya yukarıdaki şaşkının yerinde olaydı acaba ne bok yerdi.250 milyon yuroyu hemde gözünü kırpmadan 5 futbolcuya bağlamış ve birde hayal kurmuş.O da Mayıs'ta kendi mabedinde oynanacak finali kazanmak.O mabedde o en büyük kupayı onuncu kez kaldırmak.Şu an belkide dünyanın en kederli insanı şu Perez.Hayal kurmanın bir sınırı yok.O da bir hayalin ucundan tutmuş ve gerçekleşmesi için kendince yapılabilecek herşeyi yapmış.Top mu yuvarlak yoksa felek mi kahpe bilinmez,olmamış işte.Böyle sıkça örnekleri görmekten mi yoksa empatiye aşırı meyilli olmaktan mı o da bilinmez ama işte bazen yerlerinde olmadığımız insanlara aşırı yüklendiğimizi düşünüyorum.Tüpçü için söylemiyorum bunları.Hayır asla.Ondan nefret etmek için milyon tane sebebim var.Orası ayrı.
Bu sene olmadı be Florentinocuğum,artık önümüzdeki maçlara bakacağız,tamam mı?

12 Şubat 2010

Stevie-G

Gerçeğinin kolundaki kıllar olmasa ben bile anlayamazdım hangisi çakma hangisi gerçek.

22 Ocak 2010

THY Tanıtma Fonu



Bu memlekette Türk Tanıtma Fonu diye bir şey var.Heryıl bizler farkında bile olmadan,bizim ödediğimiz vergilerden ve bazı kamu iktisadi kurumlarından milyonlarca dolarlık kaynak bu fona aktarılıyor.Peki ne için.İşte adı üstünde ya;Tanıtma fonu.Kimi tanıtacak;bu ülkeyi,bizi.Edirne'nin ötesindeki imajımızı düşünürsek pek de iyi tanıtamadığı sonucuna ulaşabiliriz herhalde.Yine bu ülkede bir başka kamu kuruluşu(tam olarak kamu kuruluşu da değil) da varki kuruluş amacı insanları havada taşımak olmasına rağmen Tanıtma Fonunun belkide kurulduğu günden bu yana yaptığı tanıtımın kat kat fazlasını hemde son bir yıl içinde yapmayı başarmış.Önce Kevin Costner gibi bir adamı reklamda oynatıp 100 e yakın ülkede bu reklamı döndürmek,ardından Barcelona gibi bu yüzyılda gördüğümüz en iyi takıma sponsor olmak.Çıkış tünelindeki resmi de en az 100 e yakın ülkede yaşayan insanlar görmüştür muhakkak.Şimdi de ManU ile anlaşmışlar.Hatta bu kadar da değil sırada İtalya'dan da bir takım olacağı söyleniyor.Devlet büyüklerimize naçizane tavsiyemdir.Şu Türk Tanıtma Fonunu ortadan kaldırın ve o fonda ne kadar para varsa THY ye verin.Marifetin CEO veya yönetimdeki birinden kaynaklandığından emin olsam o adamı tanıtma fonunun başına geçirirdim.Bu kadar paraya yazık.


Son olarak da artık THY den bir turnuva beklemek de hakkımız oldu sanırım.Şöyle İstanbul'da Barca,ManU,henüz bilmediğimiz bir İtalyan takımı,Milan mesela,birde bizden bir takım.Ha?Güzel olmaz mı?

Bir de lütfen ama lütfen diyorum.Bir takımla sözleşme yapacağınız vakit sözleşmeyi imzalayacak klüp yetkilisine önceden mutlaka Türkçe "teşekkür ederim" nasıl denir öğretin."Şükran" dedi Laporta odunu ya.

22 Aralık 2009

Bu nasıl bir dünya


Barca Avrupa dan sonra dünya kulüpler kupasını da kazandı.Ama Güney Amerika ve Avrupa şampiyonunun turnuvaya yarı finalden itibaren katılmalarına çok bozuluyorum.Zaten yarı finalden başlayan bu takımlara bir de hakemlerin kıyak geçmesine de ayrıca ayar oldum.Estudiantes-Pohang maçını izlediyseniz ne demek istediğimi anlarsınız.6 milyar dünyalının gözü önünde doğradı hakem Korelileri.
Evet belki Barcelona nın bu kıyağa ihtiyacı yok.Bıraksan kendi başlarına da alacak güçteler adamlar.Ama bu haksızlık niye.Bu çifte standart niye.Madem diğer kıtalara ikinci sınıf insan muamelesi yapacaksınız ne demeye değiştirdiniz formatı.Eskisi gibi kalsaydı.Avrupa ve Güney Amerika şampiyonları kendi aralarında oynasalardı eskiden olduğu gibi.Yukardaki inek erkek olaydı mevzusu Blatter e girsin derdim ya neyse.

15 Aralık 2009

Ukraynalı hatunlar




Sırf bizi becermeye değil,futbol izlemeye gelin diyor ablalar.Bunlar ordayken gel de izle bakalım futbol

Tam Türk işi


Siz bakmayın bizimkilerin "bak gördünmü Türklerin adına tahammülleri yok" gibi saçmalıklarla ortalığı bulandırmaya çalışmalarına.Bu iş alenen alışageldiğimiz Türk tarzı araştırmadan-soruşturmadan,planlamadan başlayıp kitabı,kanunu görünce de mosmor ortada kaldıkları benzer durumlardan birisi.Dünyadaki tüm ülkeler tarafından ortaklaşa kabul edilmiş bir uluslararası sivil havacılık yasası var.Ben kabul etmiyorum diyeni de oyarlar ha.Bırak boeing uçağını kağıttan uçak bile uçuramazsın havada kabul etmiyorsan.Ordaki madde gayet açık.Bir ülkeden başka bir ülkeye uçak seferleri öncelikli olarak sefere konu olan iki ülke havayoluna aittir.Bunu da iki ülkenin yetkili havacılık otoritesi belirler.Mesela Türkiye ve İspanya karşılıklı uçak seferleri yapmaya karar verdiğinde öncelik THY ve Iberia Air e aittir.Bunun dışında üçüncü bir ülke havayolu bu iki ülke arasında sefer yapmak istediğinde;her iki ülkenin havacılık otoritesinden ve ayrıca uluslararası sivil havacılık örgütü-ICAO dan izin almak zorundadır.Öyle kafana göre istediğin yere sefer koyamazsın.Ama bizim aklı evvel THY yöneticilerimiz bu iş için gerekli izinleri almadan sponsorluk anlaşmasını yapıyorlar ve hemen Barcelona takımını Barcelona kentinden Abu Dhabi ye uçurmaya kalkıyorlar.İspanyollar da tepesine çöküyorlar hemen tabi.Bu hak bize ve Emirates e aittir diyorlar.Kuzu kuzu iniyor uçak İstanbul a tabii.
Bizimkiler de bu sefer sıçtık bari sıvayalım mantığıyla olayı bambaşka bir tarafa çekiyorlar.Bilmeyen de yiyiyor bu numarayı.Basıyor küfürü İspanyollara "Şerefsizler çekemiyorlar sponsor olmamızı" diyorlar.Siz gazetede,televizyonda her söylenene gözünüz kapalı inanmaya devam edin.Ama sormayın sonra sakın elin Barcelonası Avrupa şampiyonu oluyorda biz neden sadece onların ulaşımını sağlayabiliyoruz.Neden tam tersi olmuyor demeyin.

03 Aralık 2009

Kurban olun siz ona


Çıktım taşın üstüne açtım bacaklarımı
Altından geçen FIFA yesin taşşaklarımı

dedi Diego abimiz.FIFA nın çok saygıdeğer(!) başkanı Blatter efendi yediremedi tabii bunu.Adama iki ay ceza kestiler.Ama Maradona bu.Sağı solu belli olmaz.Adamlar bunu bildiklerinden olsa gerek Arjantin Futbol Federasyonunu uyarmışlar."Mukayyet olun hocanıza,sakın bu ellere geleyim demesin" diye.Mevzu 2010 dünya kupası kura çekimi.Maradona nın çok da şeyindeydi sanki sizin sikindirik kura çekiminiz.Ulan sırf bu yüzden bile Arjantin desteklenir be,yanlışmıyım.

19 Kasım 2009

Temizledi valla



Borut Pahor.Slovenya başbakanı kendisi.Dünya kupası elemelerinde Rusya ya 2-1 kaybettikleri maçtan sonra televizyonlara çıkıp dünya kupasına katılmaları durumunda bütün futbolcuların kramponlarını tek tek temizleyeceğini söylemişti.Söylediğini yaptı da.1-0 kazandıkları maçtan sonra soyunma odasına inen başbakan bütün futbolcuların kramponlarını bezle sildi.Çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Pahor "Çok iyi temizleyemedim ama sözümü tuttum" dedi.Helal olsun adama.Bikini giyerim deyip yan çizen Ahmet Çakar utanır mı acep?

bidon



Her sene Avrupa nın en değerli oyuncularına verilen Altıntop ödüllerinin başka bir versiyonu bidon ödülü.En kötülere veriliyor.Bunu da Amerikalılardan araklamışlar.Onlar da Oscar ın yanında Razzies dedikleri bir ödül veriyorlar en kötü performans gösteren oyunculara.Altın ahududu gibi bir şeydi sanırım.Bu seneki altın bidon adayları arasında yukarıda gördüğünüz iki futbolcu diğerlerinden daha fazla dikkatimizi çekti.Quaresma ve Poulsen.Nedeni de bu iki futbolcuya sezon başında Beşiktaş ve Fenerbahçe nin talip olmasıydı.Quaresma biraz taraftar gazıydı da Fener bayağı bir uğraşmıştı Poulsen için.Juventus u bile ikna ettiler de Poulsen in karısı cazgırlık ettiydi.İkiside olmadı sonra.Allah korumuş mu desek acaba?

16 Kasım 2009

Adios Aztec


Bir dönem Türkiye de oynamış futbolcuların ölüm haftasının son kurbanı De Nigris oldu.Nasıl Enke yi ilk maçında İstanbulspor dan 3 gol yemesi ve ardına dönüp bakmadan kaçmasıyla hatırlıyorsak De Nigris i de Fenerbahçe ye attığı gol sonrası donundan çıkarıp kafasına geçirdiği Aztek maskesiyle hatırlayacağız.Bu ülkenin sahalarında hiç görmediğimiz bu hareketi ilk önce "bu mal na'pıyor" diye karşılansada bunca zaman sonra tekrar izleyen herkesin yüzünde bir gülümseme bıraktığı da muhakkak.Ben ilk gördüğümde "hass.ktir,o ne lan" diye irkilmiştim bu gün gibi hatırlıyorum.Bir de arkadaşlarla bir hafta makarasını yapmıştık.Kirli donun içinde dakikalarca beklettikten sonra nasıl kafasına taktı o maskeyi,pis herif falan diye.Bu Meksikalı arkadaşımız bugün geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybetti.Benim takıldığım ntvspor a çıkan Ankaraspor kulübü doktorunun söyledikleriydi.Sezon öncesi yapılan muayenede bu rahatsızlık tespit edilmiş,ölüm tehlikesi olduğu söylenmiş.Sallamamış bizimki.Bence eşine söylenmeliydi önce.Belki o zaman eşi de bizim Ümit Özat ın eşi gibi,ya futbolu bırakırsın ya da boşanırım der ve adamın hayatı kurtulurdu.

14 Kasım 2009

Çirkef Ferguson



Bazı insanların ünvanları ve geçmişte kazandığı başarıları o insanın kötü yönlerinin sümenaltı edilmesine yol açabiliyor.Alex Ferguson örneğinde olduğu gibi.Kazandığı sürece aklı başında davranan bu adam kaybettiğinde çıldırıyor.Ve her zaman ilk saldırdığı kişi hakem oluyor.Bu huyu bu sene tavan yapmış durumda.Daha Premier Lig de ilk yarı bitmeden vukuat sayısı 3 ü bulmuş durumda.Önce 2-2 biten Sunderland maçı,sonra 2-0 kaybettikleri Liverpool maçı ve şimdide 1-0 kaybettikleri Chealsea maçı.Öyle acımasız şeyler dedi ki şu üç maçta,bizim Erman Toroğlu nun "sen git tren düdüğü çal" lafları yanında yalan olur.Zaten son 2-3 yıldır acayip dikkatimi çekiyordu bu adamın kaybettiğinde hakemlere saldırması.İçimden de diyordum hani ulan koskoca İngiltere de yok mu "Sir olmuşsun ama adam olamamışsın" diyebilecek bir babayiğit.Neyse ki İngiltere futbol federasyonu duruma el koydu ve artık yeter dedi.Sunderland maçı sırasında ve sonrasındaki yorum ve davranışları nedeniyle 4 maç hak mahrumiyeti cezası verdi.Daha da ağır olabilirdi bu ceza ama girişte söylediğim gibi bazı insanların kusurları isimleri yüzünden görmezden gelinebiliyor veya bu gibi cezalandırma durumlarında iyihal görevi görebiliyor.Ama benim kızdığım bu değil.E madem Ferguson a bu kadar merhametli davranıyorsunuz da Mourinho ya niye kızıyorsunuz.Adamın sir ünvanı yok diye mi acaba?

11 Kasım 2009

FC Keita

Bugünlerde gazetede televizyonda en çok karşılaştığınız futbolcu kimdir desem,eminim birçoğunuz Keita diyecektir.Evet piyasada o kadar çok Keita var ki futbol denen oyun sade bunların arasında geçiyor hissine kapılıyor insan.Hani şeyini sallasan Keita ya çarpıyor desem abartmam.Üşenmedim bir saat internette aradım.Sonunda adı Keita olan 11 futbolcu buldum.Aslında 11 den daha fazla Keita var.Benim yaptığım 11 en bilinenleri.Huzurlarınızda Keitaspor.

1.Seydou Keita



Adamın oynadığı takım büyük olunca kendi adı da büyüyor.Keita ların şu an itibariyle en meşhuru ve en iyisi.1980 doğumlu Malili futbolcu futbola kendisi gibi ünlü bir futbolcu olan amcası Salif Keita nın futbol okulunda başlar.1997 de Marsilya ya transfer olur.Sonra sırasıyla 2 yıl Lorient,5 yıl Lens da oynadıktan sonra 2007 de asıl patlamayı yapacağı Sevilla ya tranfer olur.Buradaki performansıyla takım arkadaşı Dani Alves le beraber Barça geçer.Sonrası malumunuz.50 kez Mali milli takım formasını giyen oyuncunun 13 de golü var.


2.Abdul Kader Keita


Keita lardan bizdeki en meşhuru.Aileden futbolcu.Abisi Hamza da ülkesinin ünlü futbolcularından biriymiş.Futbola ülkesinde Africa Sports da başlayan Kader,2005 yılına kadar Tunus,BAE,Katar da oynadıktan sonra 2005 de Fransız Lille takımına geçer.2007 de Lyon dadır.Burada 2 sezon da 52 maç oynar.Fakat düzenli forma şansı bulamaz ve bu sezon başında da Galatasaray a geçer.47 kez Fildişi milli takımında oymış ve 11 de golü var.

3. Alhassane Keita

Bu da Mallorca nın Gineli si.1983 Gine doğumlu.Futbola ülkesinde Horoya da başlamış.Fas ta Khouribga,İsviçre de Zürich,S.Arabistan da El-İttihad da forma giymiş.2008 den beri Mallorca da oynuyor.25 maçta 5 golü var.Gine milli takımında da 5 kez oynamış.

4.Sidi Yaya Keita
İspanya da oynayan bir diğer Keita,La Liga ya bu sezon yükselen Xerez de kiralık olarak forma giyen Yaya Keita.1985 doğumlu Malili futbolcu adını ilk kez Strasbourg da oynarken duyurdu.2006 da Lens a transfer oldu.Bu sezon başında da Xerez takımına 1 yıllığına kiralandı.24 yaşındaki futbolcu Mali milli takımında 9 kez oynadı ve 3 gol attı.

5.Alphousseyni Keita

Fransa 2.lig takımlarından Nimes Olympigue de oynayan Malili ortasaha oyuncusu,1986 da Mali de doğdu.Futbola ülkesinde olympigue Bamako da başladı.2007 de Fransa nın Le Mans takımına transfer oldu.2 yıl kaldığı Le Mans da forma şansı bulamayan Alp bu sezon başında 2.lig takımlarından Nimes e kiralık olarak verildi.Mali milli takımında da 6 maçı var.

6.Mandjou Keita

O kadar çok Keita var ki ünü ta Amerikalara kadar gitmiş.Bu Keita Amerikan Profesyonel Futbol Ligi MLS de Portland Timbers da forma giyiyor.Gerçi bu sezon başında Hindistan a Salgacoar klübüne kiralık olarak verildi.30 yaşındaki Gineli futbolcunun kariyerinde zaten Avrupa klüpleri yok.Malezya,Brunei gibi Güneydoğu Asya ülkelerinde oynamış.Patrick Vieria ya da çok benziyor lan.

7.Souleymane Keita

Bir başka Malili Keita.23 yaşındaki futbolcu Mali nin futbolcu fabrikası Djoliba da yetişmiş.2007 de Fransız Ajaccio takımına transfer olan Souleymane Keita şu anda Katar ın Al-Kharitiyath takımında oynuyor.Aynı zamanda Mali ümit milli takımında da forma giyiyor.

8.Soumalia Keita

1985 doğumlu Malili futbolcu Fransa Ligue 1 takımlarından Auxerre in rezerv takımında(bizdeki A2) oynuyor.Mali ümit milli takımında da 6 kez forma giydi.

9.Losseni Keita

Losseni Keita 1984 Abidjan doğumlu.Mali vatandaşlığına geçerek Djoliba da profesyonel futbola başladı.Şu anda Fransa 3.lig takımlarından L'Entente takımında orta sah oyuncusu olarak oynuyor.

10.Abdoulaye Khuma Keita

1978 doğumlu Senegalli futbolcu.Futbola ülkesinde başladı.Dinamo Tiran,Iraklis,Nancy ve Toulouse takımlarında oynadıktan sonra geçen sezon başında Fransa 3.ligi Championnat National takımlarından Beauvais Oise ye transfer oldu.


11.Ali Keita
1988 doğumlu Fildişili oyuncu futbola Guingamp ın altyapısında başladı.Sezon başında Fransa 4.lig takımlarından Le Vitreenne takımına transfer oldu.6 kez Fildişi U-17 takımında oynadı.







24 Ekim 2009

Que Prensa?


Ronaldinho yu Fenerbahçe ye getirten,Maradona dan boğaz köprüsünün gelirini isteten medyamız kariyerinin neredeyse dibindeki Fatih Hoca yı da Atletico ya transfer etmişti.Hem de hayal olmuş dünya kupasının dumanı tüterken.Yalanına kendi inanmak derler ya o kadar inanmışlar ki ;Fatih hocanın Enrique Cerezo dan istediği oyuncuların listesini bile yayınlayanlar oldu.Diğerlerine oranla daha güvenilir dediklerimiz bile bu rüzgara uydu.Yalancının mumu yatsıya kadarmış.Bunların mumlarının sönmesi biraz uzun oldu ama.Tekmeyi ha yedi ha yiyecek dediğimiz Resino nihayet şutlandı.Görev artık Quique Sanchez Flores in.Abartısız ve ortalama bir sağbek olarak futbolculuğunu bildiğimiz Flores in kısa teknik direktörlük kariyerinde kalburüstü takımlar var fakat dişe dokunur bir başarısı yok.Getafe yi La Liga daki ilk sezonunda ligde tutmasını başarı kabul ediyorsanız ayrı.Peki ne yapar?Ne yoğurt olur ne peynir.Şimdiki yerinde gezinir durur.İlk yedi belki bir ihtimal.

23 Ekim 2009

Superclasico loading...


Velez in lig şampiyonu,Estudientes in Libertadores i aldığı,Boca ve River in ilk 10 un dışında olduğu bir ligde bu maçı kim ne kadar sallar bilemem (berabere bitmeyen her maç ilgi çeker) ama Pazar gecesi yine Superclasico var.Ben böyle maçlarda maçın kendisinden çok,öncesi ve sonrasında taraftar ne yapıyor,medya ne diyor,bunlarla ilgilenirim.Adamların gazeteleri "haşırt diye geçirdiler","sabunsuz kaydılar","Boca yı domalttılar" gibi manşetler atıyor kardeşim.Hadi yiyorsa yapsanıza bizim buralarda.

Bu da Bocalıların milyonerlere derbi hediyesi."Korkmayın acıtmıycaz" diyorlar mealen.




22 Ekim 2009

Yıldızlar da kayar(!)


Wolfsburg-Beşiktaş maçına Şampiyonlar ligi maçı diyorsak bu maça ne diyeceğiz.Galaksiler arası kupa maçımı.Özellikle ikinci yarısı bu ligin adını yücelten ve anlamını hatırlatan bir maç oldu.İlk yarı Real Madrid işi tek kale maça döndürdü.Ronaldo yokken bile böyle oynuyorlarsa Milan ı şamar oğlanına çevirir bunlar diyorduk.Defalarca Brezilya milli takımında oynamış Milan la Şmpiyonlar ligi kazanmış tecrübeli Dida da tuz biber ekince düşüncemiz pekişti.Yaşı olmuş 32 ama çakallıktan bir şey eksiltmemiş Büyük Raul.Zaten şu Real Madrid den 2 adam seç deseler yeminle söylüyorum bi Raul u birde Marcelo yu alırdım.Yemişim Kaka sını,Ronaldosu nu.Allah ne biçim bir sol ayak vermiş şu Marcelo ya kardeşim.Sağını da boş koymamış ama.

Hal böyleyken ikinci yarı Milan a bir haller oldu.Hani yavrusu kucağında ölen Yeşilçam jönü "yeminimi bozduuum" deyip çılgına döner ya aynı o hesap Milanlı oyuncular pata küte giriştiler Madrid e."Bu anam için,bu babam için" der gibi gömçürdüler golleri peşpeşe.Mallıkta benim Dida dan neyim eksik diyen Casillas ın da katkısı oldu tabi buna.Pirlo nun füzesi Florentino Perez in resmini eski İspanyol pesetasının üstüne basan Madrid taraftarını lal etti önce.Arada Drente bu takımda ben varım derken 89 da Pato bitirdi işi.Milan 3 gün içinde Avrupanın kalburüstü 2 takımını,Roma ve Real Madrid i devirdi ve Serie A da ilerisi için ümitlendirdi bizi.İnter den ve Mourinho dan sıkıldık be birader.Madrid de ligdeki ve Avrupa daki en büyük rakibinin yolundan gitti.Kendi sahasında favori olduğu maçı verdi,Barça gibi.Sonuçta tarihe geçecek bir Salı-Çarşamba gecesi yaşadık futbolseverler olarak.Devamını iştahla bekliyoruz.

20 Ekim 2009

Yürü be Bosna


Dünya kupası Avrupa elemeleri için play-off kuraları çekildi.Bosna Portekiz le eşleşti.Şimdi çevremdeki herkes Bosna nın işi buraya kadarmış demeye başladı.Ben hiç öyle düşünmüyorum.Asıl Bosna nın işi şimdi başlıyor.Çünkü bu takımdan çok ümitliyim.Bosna nın tarihsel ve dinsel olarak bize olan yakınlığı yüzünden söylemiyorum bunu .Bosna gerçekten çok iyi bir takım.Şu kısacık tarihinin en iyi jenerasyonunu yakalamış durumdalar.Başlarında da 98 de dünya üçüncüsü olmuş bir Blazeviç var.Kendilerini biraz kassalar biraz da ayakları yere bassa Portekiz i çime gömerler.Bundesliga da leblebi gibi gol atan İbiş le Edin in milli takıma gelince elleri ayakları birbirine dolanıyor.Rakibin isminden korkmadan sakin sakin oynasınlar bu iş tamamdır.Kaybederse bile Portekiz e kaybedecek kardeşim.Biz yenebildikmi ki.
Play-off ta diğer eşleşmeler de şöyle;
İrlanda-Fransa
Yunanistan-Ukrayna
Rusya-Slovenya