Köşeyazısı
Mesaj yağıyor.
“N.Ç.’yi yaz!”
E peki.
“İffet”in kafasını taksinin penceresine kıstırıp tecavüz ettiler. Tıpkı, Müjde Ar’ın kafasını pencereye kıstırdıkları gibi.
“Fatmagül”ü sıradan geçirdiler.
Hülya Avşar’ı sıradan geçirdikleri gibi.
Özlemişiz bi nevi.
“Öyle Bir Geçer Zaman ki”de Ali Kaptan’ın canı çekti, boynuzlayarak boşandığı Cemile’ye tecavüz etti, beş yaşındaki Osman’ın gözü önünde… Şerefsiz Ekber desen, şıllık Karolin’e kitlerken, başını küvete çarptı, rahmetli oldu, hevesimiz kursağımızda kaldı!
“Bir Çocuk Sevdim”de henüz reşit olmamış liseli Mine’yi hamile bıraktılar. “Ay Tutulması”nda Kenan, Şebnem’in ırzına geçti. “Canan”ın ağzını tıkayıp, masaya yüzükoyun yatırarak becerdiler.
“Muhteşem Yüzyıl”ı dekoder’siz seyretmek mümkün ama, prezervatifsiz seyretmek mümkün değil…. Sümbül Ağa olmasa, Boncuk Ağa bile kaşla göz arasında Sadıka’yı hallediyordu, az daha.
“Yaprak Dökümü”ndeki damat sülaleyi dizdi; Önder Somer’in ilaçlı gazoz taktiğiyle baldızı filan bayılttı, zorla yatağa attı, sıra galiba kaymakam Ali Rıza Bey’e gelmişti ki… Allah’tan dizi bitti.
“Binbir Gece”de çocuğum hasta diyen anneye, kaç paraysa vereyim şekerim diyerek tecavüz etmişti hayırsever patron.
“Asmalı Konak”ta Seymen Ağa konağın sığıntısı kızcağıza giydirirken… “Hanımın Çiftliği”nde Muzaffer Bey boş vakitlerinde hizmetçi Gülizar’ı temizliyordu.
“Aşk-ı Memnu”da Behlül yengesini ütülerken… “Bihter’e kocası tecavüz edecek, azzz sonra” anonsu yapıldı, adeta sokağa çıkma yasağı ilan edildi, en başta benim valide, misafirlikleri bile iptal etti, tecavüz sahnesini kaçırmamak için!
(Rol icabı hadiseler o kadar gerçekçi ki… “Derin Sular” dizisindeki oğlan, rol arkadaşı kıza harbi harbi tecavüz ettiği iddiasıyla tutuklandı iyi mi, yargılanıyor!)
“Küçük Kadınlar”da Elif’e tecavüz ettiler. “Arka Sıradakiler”de Zehra’ya.
“Unutulmaz”da Melda’ya 8 saat tecavüz ettiler, çekimleri 8 saat sürdü, güya yayınlanmadı. Ancak, sahneler basına servis edildi, bütün detaylarıyla yayınlandı. “Unutulmaz”dı hakikaten.
*
“Menekşe ile Halil”in Menekşe’sine beklendi, beklendi, beklendi, tam Dünya Kadınlar Günü’nde tecavüz edildi…
O daha unutulmazdı.
Ucundan acık gösteriyorlar ama, sanırım “Kuzey”e de tecavüz etmişler mapusta!
(Yazının başını “kırmızı nokta”yla işaretleyip, “18 yaşından küçükler okumasın” notu koyacaktım. Sonra vazgeçtim. Biliyorum ki, o zaman daha çok okunacak. O yüzden koymadım.)
Netice itibariyle…
Böyle başa.
Böyle tarak.
Kalbinizi kırmak istemem ama, nefes bile almadan kim seyrediyor kardeşim bunları? Başka mevzu kalmamış gibi, cinsel suçlara reyting rekorları kırdırarak, kim daha fazla çekilsin diye teşvik ediyor?
Kim normalleştiriyor?
Irz’a rıza’yı kim gösteriyor?
Sırf Yargıtay mı?
"Yılmaz Özdil,Hürriyet,5 Kasım 2011"
Ben devam edeyim.
Bir ay önce uyanığın teki kerizlerin kredi kart bilgilerini tokatlamak için,bayıltıcı sprey satışına başlamış ve binlerce sipariş almıştı.
Ondan daha evvel başka bir uyanık çıplak gösteren gözlük satışına başladı,eminim o da binlerce sipariş almıştır.İşin ilginci böyle işlere tepki koymaya pek bir meraklı halkımız ve sözde muhafazakar bir iktidarmız varken o site hala yayında,satış yapmaya devam ediyor.Sitenin adını yazsam buraya okuyan herkes "neymiş lan hakkaten bu" ayağıyla girip bakar yeminle.
Ondan daha daha evvel,iki yıl önce falan başka bir zeki vatandaş ayakkabının ucuna takıp,yolda yürüyen kadınların etek altını çeken kamera satıyordu.
Ondan da daha evvel onbeş sene önce,ben üniversitede toy bir öğrenciyken Kıbrıs'tan getirip Mersin çarşının göbeğinde tezgahta sattıkları sözde kadınları azdırıcı damla vardı.Binlerce insanın gelip geçtiği caddede onlarca kişi o bir şişe damladan alabilmek için birbirini eziyordu.
Aklıma ilk gelenler bunlar oturup biraz araştırsam yada siz araştırsanız daha neler çıkar kimbilir?
Bu meseleye vicdanen samimiyetle üzülenleri,anlam veremeyenleri ve tabi ki bayanları tenzih ederim de geri kalan hiçkimse birbirini kandırmaya kalkmasın.Herkes,hepimiz kıyısından köşesinden bulaşığız bu pisliğe.
O zaman bu tiyatro niye?
güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
05 Kasım 2011
18 Kasım 2010
Çuvaldız tamam,iğne aranıyor
Hal,ahval güllük gülistanlık,herkes herkesle dost,saygılı,tek bir terbiyesizlik yok ortada.Yayalara yol veren sürücüler,yerlere tükürmeyen vatandaşlar,karısına tokat atmayan müşfik kocalar,öğretmeninin sözünü dinleyen,şımarmayan çocuklar,tribünde,sokakta,gazetede,televizyonda birbirine küfür-hakaret etmeyen taraftarlar,yorumcular.Öyle ya Türkiye burası.Medeni insanların ülkesi,medeniyetin beşiği.
Bir kulüp televizyonun o kulübe gönülden bağlı bir taraftarı kızcağız.Kızmış birşeylere.Açmış ağzını yummuş gözünü.Kıyamet kopmuş,ortalık yıkılmış.Peki kızcağız;
-Yalan mı söylemiş?
-Yok.
-Olmayanı mı anlatmış?
-Yok.
-Olana kendinden birşeyler mi katmış?
-Belki,biraz.
Ama suçlu.Nedeni basit;benim güllük-gülistanlık ülkemde nasıl böyle tu kaka şeyleri söylersin.Benim ülkemde spor sevgi,saygı,barış,kardeşliktir çünkü.Taraftarlar,köşe yazarları,yorumcular,yöneticiler medeni-düzgün insanlardır çünkü.Ortamı germezler,yalan söylemezler,ağızlarından köpükler saçarak hakaret etmezler çünkü.Birbirlerine taş,toprak değil sevgi çiçekleri atarlar çünkü.Bü ülkenin insanlarının hepsi birer nur-u pak evliyadır çünkü.
Madem öyleyse;
Behey akılsız,dengesiz saçı uzun spiker.Sen ne halt etmeye çıkarsın kulubün televizyonuna da böyle uluorta bu ülkenin bugüne kadar duymadığı-görmediği lafları edersin.Rakip takım taraftarının yaptığı bütün terbiyesizlikleri afiş eder,onları gücendirirsin.Ortamı gerer,insanları birbirine düşürürsün.
Yazıklar olsun sana.Defol.
09 Eylül 2010
Son Kartallardayız
Bir elin nesi var iki elin sesi var demiş atalar.Bir grup Beşiktaşlı dostumuzla SonKartallar adında bir blog kurduk.Sesimiz daha gür çıksın diye.Burada ve başka yerlerde söylemediğimiz ne varsa orada söylemeye çalışacağız.Elimizden geldiğince Beşiktaş,futbol ve hayata dair görüşlerimizi paylaşacağız.Hepinizi bekliyoruz.
16 Ağustos 2010
Orada kimse var
Yarın bütün gazete manşetleri,bütün haber bültenleri böyle çıkacak karşımıza.
"Unutmayacağız,unutturmayacağız" diyecekler birde.
İnanmayın,he deyin geçin siz.Çoktan unuttuk,unutturduk biz.
Bina güçlendirmesi,
Uygunsuz araziye inşaat yasağı,
Zorunlu deprem sigortası,
Halkı biliçlendirme...
Bunları yapacaktık sözde.Yapacaktık ve canımız yanmayacaktı bir daha.
1999 depreminde İstanbul-Ataşehir'deki evimde oturuyordum.11 yıl sonra hala aynı evde oturuyorum.Bugüne kadar ne belediyeden ne de devlet kurumlarından bir Allahın kulu gelip bakmadı.Bu ev güvenli midir,depreme dayanıklı mıdır,kolay tahliye edilebilir mi?.Bakan olmadı,soran olmadı.
Taksim meydanından Şişli'ye doğru koca bir cadde uzanır.Cumhuriyet caddesidir orası.Ve o yol bir afet anında öncelikli olarak ambülansların,kurtarma araçlarının,itfaiyenin,lojistik araçlarının kullanacağı yoldur.Taksim meydanından Mecidiyeköy istikametine giden herhangi bir araca binin ve saat tutun.Bakalım çevreyoluna kaç dakikada çıkabiliyorsunuz.
Kaçış alanları yaratılacaktı şehir içinde.New York'ta ki Central Park,Londra'daki Hyde Park benzeri.Afet sonrası 12 küsur milyon insanın ilk şoku atlatana kadar hayatını devam ettirebilmesi için.Ne oldu onlara peki?.Nereyi yıktınız da kaçış alanı açtınız?.Açmayı bırak,açık olanları bile kapatıp diktiniz binaları.Halkalı'dan Ümraniye'ye nerde boş bir arsa bulduysanız açık artırmayla sattınız.Karayolları arsası,İETT garajı vs..İstanbul'un merkeze yakın olup da binlerce dönüm boş arazisi olan Ataşehir'e yaptıklarınızı saymıyorum bile.
Büyük gün gelipde gök kubbe başımıza yıkıldığında,enkazın başına çöküp sorma AKUT'çu kardeşim "orda kimse var mı?" diye.
Bu kafayla devam ettiğimiz sürece orada hep birileri olacak.
"Unutmayacağız,unutturmayacağız" diyecekler birde.
İnanmayın,he deyin geçin siz.Çoktan unuttuk,unutturduk biz.
Bina güçlendirmesi,
Uygunsuz araziye inşaat yasağı,
Zorunlu deprem sigortası,
Halkı biliçlendirme...
Bunları yapacaktık sözde.Yapacaktık ve canımız yanmayacaktı bir daha.
1999 depreminde İstanbul-Ataşehir'deki evimde oturuyordum.11 yıl sonra hala aynı evde oturuyorum.Bugüne kadar ne belediyeden ne de devlet kurumlarından bir Allahın kulu gelip bakmadı.Bu ev güvenli midir,depreme dayanıklı mıdır,kolay tahliye edilebilir mi?.Bakan olmadı,soran olmadı.
Taksim meydanından Şişli'ye doğru koca bir cadde uzanır.Cumhuriyet caddesidir orası.Ve o yol bir afet anında öncelikli olarak ambülansların,kurtarma araçlarının,itfaiyenin,lojistik araçlarının kullanacağı yoldur.Taksim meydanından Mecidiyeköy istikametine giden herhangi bir araca binin ve saat tutun.Bakalım çevreyoluna kaç dakikada çıkabiliyorsunuz.
Kaçış alanları yaratılacaktı şehir içinde.New York'ta ki Central Park,Londra'daki Hyde Park benzeri.Afet sonrası 12 küsur milyon insanın ilk şoku atlatana kadar hayatını devam ettirebilmesi için.Ne oldu onlara peki?.Nereyi yıktınız da kaçış alanı açtınız?.Açmayı bırak,açık olanları bile kapatıp diktiniz binaları.Halkalı'dan Ümraniye'ye nerde boş bir arsa bulduysanız açık artırmayla sattınız.Karayolları arsası,İETT garajı vs..İstanbul'un merkeze yakın olup da binlerce dönüm boş arazisi olan Ataşehir'e yaptıklarınızı saymıyorum bile.
Büyük gün gelipde gök kubbe başımıza yıkıldığında,enkazın başına çöküp sorma AKUT'çu kardeşim "orda kimse var mı?" diye.
Bu kafayla devam ettiğimiz sürece orada hep birileri olacak.
13 Temmuz 2010
Hastalık arası
Hastayım son 20 gündür.Tuhaf da bir hastalık.Daha adı belli değil.Belki belli de doktorlar bulamadılar henüz.İstanbul Anadolu yakasındaki bilumum hastanelerde geçiyor bu aralar günlerim.Tetkik,muayene,röntgen,tahlil,MR falan derken de gün bitiyor.O yüzden giydiremiyorum burada eskisi gibi.Eller nokta atışıyla savaşcı oyuncu tranfer ederken,sadece osuruğuyla hava basan Q bilmem kaça kamyonla para basan tüpçüye okkalı bir küfür etmeye mecalim yok.Fahiş forma-fahişe kombine fiyatlarına da tabii.Onun yerine doktorlarla uğraşıyorum.Bu daha zevkli lan.Önünde duran yirmibin çeşit tahlil-filme bakıp bakıp bir halt bulamayan Cihan Hocayla makara yapmak falan.Öyleki bokunu çıkarmış durumdayım.Hastalık belirtileriyle tahlil-film sonuçlarını yanyana yazıp ingilizce google'da aratıyorum.Çıkan sonuçları kafaya çakıp ertesi gün hocayla tartışıyorum.Hani mekan hastane olmasa dışardan gören birisi iddaa çalışıyoruz sanır o derece yani.E o kadar Chicago Hope,ER,House seyredersen olacağı budur.Yoksa "insan kendinin doktoru olacak kardeşim" geyiği mi uyar buna.
Neyse yarın yine tıp fakültesindeyim.Dur bakalım bu sefer biraz ümitliyim.Konsültasyon yapacakmış bizimki bir kaç doktorla beraber.Ama yemin ettim,bakıp bakıp yine "bir şeyin yok olm" derlerse kafa-göz girişecem alayına.
Neyse yarın yine tıp fakültesindeyim.Dur bakalım bu sefer biraz ümitliyim.Konsültasyon yapacakmış bizimki bir kaç doktorla beraber.Ama yemin ettim,bakıp bakıp yine "bir şeyin yok olm" derlerse kafa-göz girişecem alayına.
03 Haziran 2010
Federasyonda adamınız mı var lan?
Diye sorsa misal Fenerlinin birisi,verecek cavabı olan Beşiktaşlı zor bulunur.Altısı sahada,ikisi kenarda,ikisi tribünde yada kiralık.Tamam lan işte o biziz.Şaka bir yana faydası kendinden meçhul federasyon -ne yapsak da Bursa'nın şampiyonluğunun acısını çıkarsak,büyüklerin gazını alsak diye düşünmüş olmalı ki ortaya böyle abuk bir karar çıkmış.6+2 kontenjanından ülkeye futbolcu diye kakalananlardan öyle büyük bir katkı görmüşüz ki sayıyı artıralım daha fazla faydalanalım der gibi aynen.Açın hesabını yapın bakalım.Galatasaray'ın o öve öve bitiremedikleri yabancılarını toplasanız bir Arda eder mi?.Fenerinkileri toplasanız öbür tarafa bir Emre kadar yüreğiyle oynayan adam çıkar mı ortaya?.Peki Anadolu kulüplerinde oynayan 100 küsur yabancı futbolcuyu toplasanız üstüste bir Sercan,bir Volkan çıkar mı?.Çıkmaz,çıkabilemez.Çıksaydı her transfer döneminde bu ülkenin en yüksek rakamları yine bu ülkenin kendi topçularına ödenirmiydi.Kadronun yarısını topluyorsun bir futbolcu etmiyor.E o zaman sorun nerede.Kendi futbolcunda olmadığı kesin.Senin kafan?.Bırak onu sende kafa olmadığını biliyoruz zaten.O olmayan kafanın içine bir de saçma sapan kurallar sokuşturmakla Avrupa'da iki tur daha fazla geçeceğini sanmak ne büyük aptallıktır.
Bak 10 demiyorlar açıkça.6+2+2 diyorlar.Şimdi sorsanız beyzadelere neden böyle.Verecekleri cevap çok açık.Türk futbolcusunun hakkını koruyoruz,onlara da oynama şansı veriyoruz olacaktır.Hani demokrasidir ya bu azınlığın haklarını çoğunluğa karşı koruyacaklar.Kendi futbolcun azınlık olurken nerdeydin peki.Ben yabancı futbolcuya karşı birisi değilim.Ama memleketimin elalemin bilmem kaçıncı sınıf futbolcularının cirit attığı bir futbolcu çöplüğüne dönmesine karşıyım.Ülkeyi beğenmeyen maymun karakterli birinin başbakana mektup yazarak sıvışabildiği bir ülke olmaya karşıyım.Kendi futbolcunun maaşını ödeyemezken elin topçusuna FIFA korkusuyla tıkır tıkır parasının ödenmesine karşıyım.Sırf transfer yapmış olmak için transfer yapmaya karşıyım.Herkesin dilinde aynı terane."Katar olacağız bu gidişle" diye.Olduk lan biz Katar.Hatta geçtik bile.Ayakta uyuyorsun.
Ha bir de şurası var.Böyle sudoku çözer gibi yabancı kuralı koyacağınıza serbest bırakın sayıyı kardeşim.Sınırsız olsun sayı anasını satayım.Ama peşinden de şunu söyleyeceksiniz.Para-pul önemli değil.Senin bu ülkeye getireceğin futbolcu en az şu kadar milli maç oynayacak,en az şu kadar uluslararası maç oynamış olacak.Aynen İngiltere'nin yaptığı gibi.Yapabiliyor musunuz bunu.Yes we can diye göz boyamak yetmez.Yetmediğini de gördük işte 10 gün evvel.Hiçbir lafına bakmadı,hiçbir sözüne güvenmedi elin Avrupalısı.Şak diye verdi 2016'yı Fransa'ya.Çünkü adamlar lafa değil,icraata bakıyor.Adam makul olanı yaptıkları bizde andavallığa devam ettiğimiz için her kaybettiğimizde şerefsizler bizi sevmiyorlar zaten diyoruz.Peki bu ülkeyi yönetenler,siz gerçekten seviyormusunuz bu ülkeyi?
Bak 10 demiyorlar açıkça.6+2+2 diyorlar.Şimdi sorsanız beyzadelere neden böyle.Verecekleri cevap çok açık.Türk futbolcusunun hakkını koruyoruz,onlara da oynama şansı veriyoruz olacaktır.Hani demokrasidir ya bu azınlığın haklarını çoğunluğa karşı koruyacaklar.Kendi futbolcun azınlık olurken nerdeydin peki.Ben yabancı futbolcuya karşı birisi değilim.Ama memleketimin elalemin bilmem kaçıncı sınıf futbolcularının cirit attığı bir futbolcu çöplüğüne dönmesine karşıyım.Ülkeyi beğenmeyen maymun karakterli birinin başbakana mektup yazarak sıvışabildiği bir ülke olmaya karşıyım.Kendi futbolcunun maaşını ödeyemezken elin topçusuna FIFA korkusuyla tıkır tıkır parasının ödenmesine karşıyım.Sırf transfer yapmış olmak için transfer yapmaya karşıyım.Herkesin dilinde aynı terane."Katar olacağız bu gidişle" diye.Olduk lan biz Katar.Hatta geçtik bile.Ayakta uyuyorsun.
Ha bir de şurası var.Böyle sudoku çözer gibi yabancı kuralı koyacağınıza serbest bırakın sayıyı kardeşim.Sınırsız olsun sayı anasını satayım.Ama peşinden de şunu söyleyeceksiniz.Para-pul önemli değil.Senin bu ülkeye getireceğin futbolcu en az şu kadar milli maç oynayacak,en az şu kadar uluslararası maç oynamış olacak.Aynen İngiltere'nin yaptığı gibi.Yapabiliyor musunuz bunu.Yes we can diye göz boyamak yetmez.Yetmediğini de gördük işte 10 gün evvel.Hiçbir lafına bakmadı,hiçbir sözüne güvenmedi elin Avrupalısı.Şak diye verdi 2016'yı Fransa'ya.Çünkü adamlar lafa değil,icraata bakıyor.Adam makul olanı yaptıkları bizde andavallığa devam ettiğimiz için her kaybettiğimizde şerefsizler bizi sevmiyorlar zaten diyoruz.Peki bu ülkeyi yönetenler,siz gerçekten seviyormusunuz bu ülkeyi?
21 Mayıs 2010
Mekanınız cennet olsun
Bir lokma ekmek uğruna,çoluk-çocuğunun rızkı için yerin 500 metre altında çalışan,dünyadayken cehennemi yaşayan madenci kardeşlerimizden 30'nun cesetlerine ulaşıldı bugün.Rabbim cümlesine rahmet eylesin.Ruhları şad,mekanları cennet olsun
14 Nisan 2010
Libidolu futbolcu istemiyoruz
Son bir senede gazetelerde,televizyonlarda futbolcuların özel hayatlarıyla ilgili çıkan haberlere bir bakın.Serdar Özkan,Colin Kazım,Roberto Carlos,Bilica, ve son olarak da Arda ile Jo.Haberlerin tümü bu adamların düşüp kalktıkları kadınlarla ilgili.Grup yapmışlar,tren olmuşlar,şişe çevirmişler falan filan.Bu ülkedeki medya haberlerini bir turşu sanıp ciddiye alan o kadar milyon salak varki,osuruktan grip olan halkıma bu tür haberler direkt enjekte oluyor.Sonra tribünde de o futbolcuya ver küsküyü.Ne yani kardeşim sevişmesinler mi bu adamlar.Size ne lan.Alan memnun veren menun.Size giren çıkan bir şey yok ki.Karıya kıza bakmasınlar.Otuzbir de çekmesinler.İbne mi olsun hepsi.Soyunma odasında birbirlerini mi yalasınlar.Daha mı hoşunuza gider.Şu memlekette herkes kendi malafatının derdine düşmüş,ama futbolcu yapınca,olmaaaz.O meşhur slogan artık yeşil sahalarda geçerli değil maalesef.Bundan sonrası "Sevişme savaş"
10 Mart 2010
Bir güzel insan
Her geçen gün onun hakkında yeni birşeyler öğrendikçe daha da hayran oluyorum.Karta kaçmış artiz bozuntuları magazin medyasının elinde maymun olurken hergün,o duruşunu ve kişiliğini bozmadan,hayatını adadığı değerlere halel getirmeden sessiz sedasız bir bir hayata geçiriyor kafasındaki güzel düşünceleri.Üstelik kimseden bir "aferin" beklemeden.Bugün yine bir kanalda rastladım Müjdat abiye.Ucuz-kenar mahalle dizilerinde oynamasının nedeni soruldu.Cevap;bu ülkenin bütün sanat okullarının kapısına asılacak türdendi."Bu okulları,bu tiyatroları,bu sanat merkezlerini açabilmek ve yaşatabilmek için paraya ihtiyaç var.Bundan dolayı ucuz işler de yaptım ve bundan asla pişman değilim".Ancak "Gardiyan"ı oynamış bir deha edebilirdi bu lafları.Anlayabilecek kadar zekada kaç insan vardır bu memlekette acaba.Göztepe'deki okulun bahçesine en evvel senin heykelini koymalı Müjdat Abi.
14 Şubat 2010
23 Ocak 2010
Balyosss
Sömürgeci-emperyalistlerin bu ülkedeki ajanı ve bir numaralı maşası konumundaki sapına kadar taraflı taraf gazetesi memleketi karıştırmak için her onbeş gün de bir olduğu gibi yine götünden bir darbe planı daha uydurdu.Adı balyozmuş bu seferkinin.Viski solcusu-liboş-her devrin adamı Altanların karıya kıza pek düşkün olanı balyoz demiş bu seferkine.Camiler bombalanacakmışmış,uçak düşecekmişmiş,şubat otuz çekecekmiş falan filan.En güzel makarayı Yılmaz Özdil yapmıştı dün.Anıtkabir'e denizaltıyla saldıracaklarmış diye.O hale geldik çünkü.Aklı başında insanlar bunları okuyup görünce gülmek için kıçını kullanıyor artık.Ama neylersin ki bu ülkedeki aklı başında insan sayısı,bu yalanları gözü kapalı yalayıp-yutan cahiller ordusunun yanında devede kulak kalıyor.
Bütün bu çemiş komplosunun akla yatkın tek yanı da bu stadyum hikayesi.Efendim 200 bin kişi tutuklanacakmış ya,bu kadar insan nereye konacakmış."Konmuşu var abi" demişler.Bak Şili'de stadyuma doldurmuşlar adamları.O stadların tıpkısının aynısından bizdede var.Aslanlar gibi Saraçoğlu stadı ne güne duruyor.Zaten Avrupa şampiyonası için düşünülmüyormuş.E zemini desen tarla gibi.Ne güzel işte tuvalet-banyo yapmaya da gerek yok,olduğu yere işer-sıçarlar,yağmur yağdımı da banyo işi çözülür.Oooh mis gibi.
22 Ocak 2010
THY Tanıtma Fonu
Son olarak da artık THY den bir turnuva beklemek de hakkımız oldu sanırım.Şöyle İstanbul'da Barca,ManU,henüz bilmediğimiz bir İtalyan takımı,Milan mesela,birde bizden bir takım.Ha?Güzel olmaz mı?
Bir de lütfen ama lütfen diyorum.Bir takımla sözleşme yapacağınız vakit sözleşmeyi imzalayacak klüp yetkilisine önceden mutlaka Türkçe "teşekkür ederim" nasıl denir öğretin."Şükran" dedi Laporta odunu ya.
15 Ocak 2010
Keramet cekette değil
Naklen yayın ihalesi bitti.Üç paket için toplamda kulüplere dağıtılacak para 400 milyon doları geçti.Son iki gündür medyada ki kalemlerin neredeyse tamamı(buna Fenerbahçe'li olmayanlar da dahil) bunu Aziz Yıldırım'ın başarısı olarak gösterme çabasındalar.Hatta yalakalığın dozunu abartıp Aziz Yıldırım'ın büyük bir deha,uzakgörüşlü bir dahi olduğunu söyleyenler bile var.Aziz beyi karalamak değil amacım.Kendisine bir Beşiktaşlı olarak da saygım var.Ama ortada şöyle bir durum da var.Ki kimse bundan bahsetmiyor.Madem Aziz bey ve kulüpler birliğinin kafasında bu minvalde bir rakam vardı ve federasyona da bu kabul ettirildi,o zaman neden federasyon muayyen bedeli 214 milyon dolar olarak açıkladı.Neden mesela kafadan 300 milyon dolarla başlamadı.Halbuki Aziz Yıldırım'ı yalayanlar hemen ardından "bu lig bu kadar etmez" tespitini de yapıyorlar. Yani kendilerini yalanlıyorlar.Aklı başında herkes biliyor ki bu;futbol ve onun çevresinde gelişen pazarlara hakim olmak isteyen iki büyük kurumsal şirketin çekişmesinin bir sonucudur.Bu şirketlerin bu çapta alım yapacak maddi güçleri varki bu rakamlara çıktılar.Peki ya olmasaydı.D-Smart gibi ihale şartnamesini alıp da muayyen bedeli görüp ihaleye katılmaktan vazgeçselerdi.İki kurumsal şirketin kendi arasındaki pazarı ele geçirme rekabetini üçüncü şahıslara yamamak gibi bir davranış da ancak bu ülkenin spor yazarlarına mahsus bir durum olduğunu da görmüş olduk sayenizde.
10 Ocak 2010
Suçu:Filistinli
Terörist-katil devlet Pisrail artık vurmak için bahane bile aramıyor."Kaşının üstünde gözün var al sana bomba o zaman"a dönüştürdüler işi.Tünelleri vuruyoruz ayağına birkaç füzeyi de yine sivillere kaydırdılar.Varsa eğer Allah ınızdan bulun.
08 Ocak 2010
Sigara kazığı
Son bir haftadır memleket sigara zammıyla yatıp sigara zammıyla kalkıyor.Ama ben size bu işin başka bir yüzünü anlatacağım.Büyük bir sigara firmasında plasiyer olarak çalışan bir arkadaşım bundan bir ay evvel daha sigara zammı meselesi ortalıkta bile yokken distribütör tarafından plasiyerlere sigaraya çok yüksek miktarda zam geleceğini perakendecilere fısıldamaları söyleniyor.Gazı alan bakkal,market,büfe ve bilumum perakendeciler saldırıyorlar siparişlere.Plasiyer arkadaşım normalde 15-20 günlük bilemedin 1 aylık sirariş verenlerin 3-5 aylık siparişi bir kalemde verdiklerini söylüyor.Tabii o günkü fiyatından.Zam geldiğinde bir anda 1 paketten 1 lira kazanma fırsatı bu,kaçar mı?
Şimdi de sigara firmalarının fiyat kırmaya gittikleri söyleniyor.Ben daha fiyat düşüreni göremedim ama farzedelim ki öyle oldu ve fiyatları eski haline döndü.Soru şu;yedi ölümcül günahtan biri olan açgözlülüğe kapılıp sigara stoklayan perakendecilerin bir tarafına yağan mart karını kim kürüyecek.Bana kalırsa kimse kürümesin oralarında yapışıp kalsın.Zamdan 1 hafta evvelinden bütün sigaraları tezgah altına indirip milleti inleten bu tayfaya müstehaktır.Sizin yüzünüzden 3 gün boyunca west diye iğrenç bir sigarayı içmek zorunda kaldım lan.
Şimdi de sigara firmalarının fiyat kırmaya gittikleri söyleniyor.Ben daha fiyat düşüreni göremedim ama farzedelim ki öyle oldu ve fiyatları eski haline döndü.Soru şu;yedi ölümcül günahtan biri olan açgözlülüğe kapılıp sigara stoklayan perakendecilerin bir tarafına yağan mart karını kim kürüyecek.Bana kalırsa kimse kürümesin oralarında yapışıp kalsın.Zamdan 1 hafta evvelinden bütün sigaraları tezgah altına indirip milleti inleten bu tayfaya müstehaktır.Sizin yüzünüzden 3 gün boyunca west diye iğrenç bir sigarayı içmek zorunda kaldım lan.
14 Kasım 2009
Sinemada futbol

Benim uzun süredir hayalini kurduğum şeydi sinemada futbol.O harika ses sistemleri ve perde üstünde sanki stadyumdaymışsın havasını görmek.Avrupalılar akıllı adamlar hemen uygulamaya koymuşlar.Bu sezondan itibaren İspanya da sinema salonlarında maç yayını yapılabilecek.Açılışı da El Clasico ile yapacaklarmış. Bir buçuk metrelik Messi nin sinema perdesinde nasıl duracağını hayal edebiliyorum.Yayıncı kuruluşun da bu işten sağlam para kaldıracağını tahmin etmek zor değil.Fiyatlar normal sinema biletiyle aynı olacakmış.E adamlar sadece Real Madrid ve Barcelona ya 2 milyar Euro naklen yayın parası ödemişler.Kazanacaklar tabi.
Aslında birebir aynısı olmasada bir örneğini gördüm ben bunun.Oturduğum mahallede birisi bildiğin gecekondu binayı sinema salonuna çevirmiş.Aynı sinema perdesi,sinevizyon ve ses sistemi ve aynı sinemadaki gibi meyilli oturma düzeni.Belki de tek fark sinema salonunun konforlu koltukları yerine,tahta sıraların olmasıydı.Bizim Kadıköy de ki 4-3 lük maçı orda seyretmiştim.Hayatımda gördüğüm en mükemmel maç ortamıydı diyebilirim.Orası hala açıkmıdır bilmiyorum ama bizim memlekette uygulanması çok kolay değil bunun.FB-GS maçını düşünsenize.Kavga-gürültü,kırılmış koltuklar,yerde tükürük ve sigara izmaritleri,perdeyi bile yakarlar valla.
10 Kasım 2009
Sonsuza kadar
Ey Türk Gençliği!Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur
31 Ekim 2009
İkiyüzlüsünüz beyler

Çok değil bundan iki sene önce Ali Sami Yen de sahaya yüzlerce su şişesinin atıldığı Galatasaray-Fenerbahçe maçından sonra Galatasaray a 5 maç seyircisiz oynama cezası verildiğinde bu beyefendiler bütün televizyonlara çıkıp "Galatasaray tahkime gitmesin,bu cezaya itiraz etmesin,bu bir milat olsun,bundan sonra olası cezalar karşısında itiraz etmeyeceğiz" diye bangır bangır bağırmışlardı.İşte Ali Koç,işte Mosturoğlu.Peki şimdi ne oldu beyler.Niye çıkıp demiyorsunuz şimdi "evet biz hakettik bunu" diye.Niye miladı siz başlatmıyorsunuz.Şovalyeliğiniz başkalarına mı sadece.Ulan koskoca hakemin kafasını yardınız be.Daha ne olacağını sanıyordunuz ki.Burası adam gibi bir ülke olaydı sezon sonuna kadar kapanırdı sahanız.Bünyamin (uyur) Gezer kulunuz zaten maçanızı bir kere kurtardı maçı iptal etmeyerek.Federasyon kulunuzda kölelikte hakeminden geri kalmadı.2-3 maç ceza lütfetti.Şimdi utanmadan sıkılmadan kalkmış onuda siz hiç etmeye çalışıyorsunuz.Hani nerede kaldı büyüklüğünüz,nerede kurumsallığınız.Sadece yazıklar olsun diyorum.Sade size değil bu rezil düzene uşaklık eden herkese.Hepinize...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



















