anadolu takımları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anadolu takımları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Temmuz 2010

İlk rakip Buca

Musa Aydın (Sivasspor)
Stjepan Tomas (Gaziantepspor)
Atahan Menekşe (Kocaelispor)
Carlos Alberto Fernandes (Rio Ave)
Victor Mendy (Metz)
Jerko Leko (Monaco)
Landry Mulemo (Standart Liege)
Ömer Kahveci (Adana Demirspor)
İbrahim Dağaşan (Sivasspor)
Eduardo Fernandes Dady - (Osasuna)
Orhan Ak (Antalyaspor)
Ragıp Başdağ (Eskişehirspor)
Aydın Karabulut (Ankaragücü)
Ediz Bahtiyaroğlu (Ankaragücü)
Emre Aktaş (Adanaspor)
Kamil Ahmet Çörekçi (Millwall)
Serkan Atak (Hacettepe)
Kadir Atkın (Altınordu)
Ergun Cengiz (Malatyaspor)

Bu isimler Bucaspor'un Süperlige çıktığı günden bu güne kadar transfer ettiği oyuncular.Durmaya da niyetleri yok anlaşılan.Teknik direktörle beraber tam yirmi kişi.Bu hızla giderlerse transfer sezonu bitmeden otuzu bulurlar.Yani bildiğin sıfırdan takım kuruyor adamlar.Sanırsın takım değilde kulüp yeni kuruluyor.Oysa geçen sezon birinci ligde Karabükspor'la beraber en iyi performansı göstermiş bir takım Buca.Sırf o kadrosu bile takviye yapılmadan ilk 15'in içinde kalırdı.Birçok maçını televizyondan da olsa izlemiş biri olarak söylüyorum bunu.

Görmemişin başkanı diye lafa başlamak gerek aslında.Bankasya birinci ligde neredeyse bir mucize yaratarak takımı süperlige taşıyan,bence en yetenekli yerli hocalardan biri olan Özcan Kızıltan'ı,süperlig biletinin  mükafatı olarak kovdular.Ardından takımın en iyi oyuncusu olarak gösterilen Mehmet Batdal'ı Galatasaray'a sattılar.Sert frikikleri ile tanıdığımız Yılmaz da yaş haddinden emekli olup Göztepe'nin yolunu tuttu.Kalsaydı muhtemelen  kırkına merdiven dayamış biri olarak süperligin en yaşlı oyuncusu olacaktı.Nihayet takımın başına Türk futbolunun en sevilmeyen figürü olan Bülent Uygun'u getirerek de tüy diktiler.Yalan yok,sevmiyorum ben Bülent Hocayı.Hocalığından değil,saçma sapan açıklamaları yüzünden.Burada merak ettiğim konu;tüm bu transferler Bülent Uygun'un tasarrufuyla mı yapılıyor yoksa yönetimin mi?.Hocanın kararıysa bir yere kadar anlayabiliriz de hepi-topu iki ay içinde 20 yeni oyuncuyu lige nasıl hazırlayacak,onlardan nasıl bir takım çıkaracak.Bülent Uygun'un bunu başaracak çapta büyük bir teknik direktör olduğunu sanmıyorum.Olsaydı Sivas'ı iki sene içerisinde zirveden ligin dibine indirmezdi.

Başka bir konuda altyapı meselesi.Çünkü İzmir'de futbolu iyi kötü takip eden kime sorsanız;Bucaspor'dan bahsederken kurduğu ilk cümle "harika altyapısı var" oluyor.Madem böyle dillere destan bir altyapın var bunca transfer niye be kardeşim.Yazık değil mi paranıza.Gömü mü çıktı Buca'da da haberimiz yok.Şu aldığınız bilmem kaçıncı sınıf futbolcular nereye götürecek sizi.Bunları transfer edip risk alacağınıza altyapıdaki çocukları oynatıp risk alsanız,küme bile düşseniz,size kimin diyecek sözü kalır."Helal olsun adamlara" demeyecek futbolsever bulunur mu?

Neyse işte demek istediğim,bu Buca ile ilk hafta oynuyoruz.Belediye uğursuzu yüzünden son iki senedir lige iyi başlayamıyoruz.Belki  Buca sayesinde be sene keyifli başlarız.

14 Temmuz 2010

Tüpçü sağolsun

Gaziantep başkanının işbilirliğiyle,Beşiktaş başkanının saflığı doğru orantılı bu memlekette.Birinin yanlışlarından çok güzel doğrular çıkarabiliyor diğeri.Otuz yaşındaki çakma Brezilyalıya ödediğimiz paranın yarısına transfer etti bu Sosa'yı adam.Yaşı bizim Arda'yla bir.Hemde Arjantin liginin gol kralı.Gaziantep'in tribünü ne kadar sağlamdır bilemiyorum ama başkanlarını omuzlarda taşımalılar.Bizim dönek-dönme taraftar bozuntuları değil,onlar pankart açmalı."Domalt bizi" yerine,"yeter şımarttığın" demeliler hatta.Benim öyle başkanım olsa,şahsım adına bikini giyerim vesselam.Gaziantepspor resmi sitesinin girişindeki o muhteşem kartal fotoğrafı birşeyler anlatıyor ama ne???

23 Mayıs 2010

Devrim-mevrim

Futboldan az çok anlayan herkes Bursa'nın şampiyonluğunun bir devrim olduğunu söyleyip duruyor son bir haftadır.Bursasporluların iddiası ise daha eski.47 yıllık mazisinde ilk kez şampiyonluk kazanan bir kulüp için tabiki bu başlı başına bir devrimdir.Peki ya diğerleri için.İşte orası biraz tartışmalı.Bursanın bu noktaya gelmesindeki tek faktör olağanüstü mücadelesi mi?En büyük etken bu tabii ama tek etken değil.Bir asırdır ülke futbolunu taşıyan ve yöneten gücün yani İstanbul takımlarının ortaya koydukları rezil performansı da hesaba katmamız lazım.Bunu Bursa'nın tertemiz başarısını karalamak için söylemiyorum.Şimdi soru şu.Bursalıların "Kahpe Bizans" dedikleri (haksızda sayılmazlar hani) İstanbul kulüpleri neden 27 yıl sonra kendilerinin değilde hiç hesapta olmayan bir başka takımın şampiyon olmasını sorgulayacaklar mı?.Bu noktaya neden ve nasıl gelindiğinin muhasebesini yapıp,yaptıkları hatalardan dersler çıkaracaklar mı?İşte bu olursa Bursa'nın şampiyonluğu sadece kendileri için değil Türk futbolu adına bir devrim olur.Benim naçizane düşüncem budur.Memleket dolayısıyla birçok Bursaspor'lu arkadaşım var ve onlarla yaptığım konuşmalarda çok ilginç diyaloglar çıkıyor ortaya."Dediğin doğru ama inşallah sizinkiler ders-mers çıkarmazlar da biz yine şampiyon oluruz,yemişim devrimini" diyorlar mesela.Bir Bursalı görebiliyor bunu peki ya bu taraftakiler.Hiç sanmıyorum.İşte Fenerbahçe'nin olan bitenden sonraki yaklaşımı meydanda.Bir tek şampiyonluğumuzu gaspettiler demedikleri kaldı ki onu da dediler açıkça olmasada.Beşiktaş ve Galatasaray'dan bu mahiyette hiç bir beyan,bir özelleştiri de duymadık.Demek ki bu konuda yüksek beklenti içine girmemek lazımmış.En azından şimdilik.

04 Mayıs 2010

Bizim İnter maçımız

Aşağıdaki yazıyı yazarken birden aklıma geliverdi ki bizde Lazio'dan pek farklı bir durumda değiliz.Küme düşmek veya şampiyon olmak gibi bir gerilimimiz yok elbette ama Beşiktaş-Bursa-Fenerbahçe üçgeni akla fena halde Roma-Lazio-İnter'i getiriyor.Baştan belirteyim bir Beşiktaşlı olarak Bursa'nın şampiyonluğunu sonuna kadar istiyorum.Beşiktal olamadıktan sonra kim olursa olsun demekde var tabii.Ama bu ligdeki en büyük rakibimizin hanesine bir şampiyonluk daha yazılacağına hiç şampiyonluğu olmayan bir Anadolu takımını desteklemek daha makul geliyor her şartta.Ayrıca çoğunluk Beşiktaş taraftarının aksine Bursa'nın küme düştüğü sene Sinan Engin'in ve karanlık tayfasının arkasından iğrenç kokular çıkardığına da yürekten inanıyorum orası ayrı mevzuu.Ateş olmayan yerden bu kadar duman çıkması hayra alamet değil.Sözkonusu herif Sina Engin olunca iş çok çabuk olumsuz kanaate dönüveriyor.Elbette bu benim düşüncem.Beşiktaş camiası olarak hiçbir anlamda ve hiçbir alanda birlik olmadığımız şu dönemde Bursa maçınıda kimsenin çok fazla ipleyeceğini zannetmiyorum.Yenerse Fenerbahçe'nin yenilirse Bursa'nın şampiyon olacağı bir maçı izlemek ilginç olur olmasınada ister istemez maçın önünde ve arkasında bir hayli kıyamet de kopar.Şu ortamın içinde olmasak ve şu maç son hafta değilde 15 veya 20. hafta oynansa Bursa kesin favori diyeceğimiz bir maç olması kesinken hemde.Bekleyip göreceğiz elbet.Ama tekrar söylüyorum,kendi masumane düşüncemdir;son hafta İnter maçını izleyen bir Lazio taraftarından farkım olmayacak.

15 Mart 2010

Galiba nihayet İzmir

Birinci ligde bitine son sekiz hafta kaldı.Karabük üçüncünün 15 puan önünde lider.Süper lige çıkmayı garantiledi gibi.11 puan farktan şampiyonluğu vermek gibi bir öküzlük bir tek bize mahsustur.O yüzden süperlig Karabük'e şimdiden hayırlı olsun.Asıl mevzumuz başka.Ligin ilk beş sırasının üçününde İzmir takımları var.Buca kaliteli kadrosunun yanında ateşli taraftarının da desteğiyle ikinciliğe en yakın aday gibi görünüyor.Samsun maçınıda  kazanırlarsa,onlarda üçüncü Altay'la puan farkını 7 ye çıkaracaklar.Bundan sonraki haftalarda 3 ile 10. sıradaki takımların play-off a kalma mücadelesine girmeye çalışacaklarını düşünürsek Buca'nın da fazla zorlanmadan süperlig biletini kapacağını söyleyebiliriz.Futbolsever olarak elbette bir İzmir takımın süperligde olmasını isteyenlerdenim.Çünkü benim için İzmir bu ülkede gidilebilecek en güzel deplasman.İşin sevindiğim bir başka tarafıda;artık şu "Türkiye'nin üçüncü büyük kentinin süperligde nasıl takımı olmaz" geyiğinin bitecek olması.Yetti artık yani.Kusacağım bu lafı duymaktan.Hadi güzel İzmir,gelin biriniz yukarıda kurtarın bizi şu klişeci andavallardan.

11 Mart 2010

Devrim kapıda

Bu kez traştan değil sahiden kapıda.Zaten son iki sezondur direkten dönüyordu.Bu sene ayak sesleri daha bir işitilir hale geldi.Diyarbakır maçı hükmenmiydi değilmiydi?Millet tartışadursun,timsah buz gibi bir çarşamba öğleden sonrası Paşanında paçasını aşağı aldı.45 dakika yetti de arttı Bursa'ya.İkinci yarı iş amerikan güreşine döndü.Buraya kadar Sercan'sız gelen Bursa'nın Sercan'ı da var artık üstelik.Göze çarpan Bursa'nın inanılmaz performansı değil sadece.Başka bir inanmışlık var bu takımda ve bütün şehirde.Çeyrek ekmekle karın doymaz belki ama stadın çeyreğini dolduran Bursa taraftarı hem takımını hem izleyenleri doyurmayı başardı.Son iki sezonda Sivas'ın hem de iki kez direkten dönmesinin sebebi de burda.Onlarda olmayan bir inanç,bir coşku bu tarafta mevcut.Bursaspor taraftar sitelerine göz attım az evvel.Kulüp tesislerinde biraraya gelen taraftar grup liderleri.Tribünden küfürü ve kavgayı yok etmek için söz birliği etmişler.Sloganları ise "o sene,bu sene".İnşallah başarırlar bunu.Yoksa bu gidişle Ankaragücü'den başka dostları kalmayacak bu ülkede.

Ertuğrul "Che" Sağlam

"Futbolda devrim lazımsa,onu da biz yaparız"

07 Mart 2010

Kına lazım mı?

Bu bir kesinlikle Diyarbakır'ı aklama yazısı değildir.
Dün orda ne olduysa ne bittiyse tamamen medyanın suçudur.Daha on gün evvelinden başladılar gazı vermeye.Hımm bakalım Diyarbakır'da neler olacak,bu maç çok gergin geçecek,ilk maçın intikamı,Bursa'da neler olmuştu vs ....Bir de bunu milleti sözde sağduyuya davet eder ayağından yaptılar ya.Kendini tarafsız ve kaliteli diye pazarlayan(asla değil halbuki) Ntvspor bile ateşe benzin dökmekten geri durmadı.Önce Spor Servisi programında kaşımaya başladılar.Sonra saat başı bültenlerinde.Birinizi değil hepinizi Allah nasıl biliyorsa öyle yapsın.Olan olduktan sonra bir de pişkin pişkin,"maalesef sağduyu galip gelemedi" gibi abuk cümleler kurmazlar mı.Ama bunca pisliğin içinde bir güzellik daha oldu.Daha doğrusu henüz olmadı ama olacak büyük ihtimal.Bursa 10 dakikalık futbolla üç puan alacak.Erteleme maçını da alırsa lider olacak.Bursa'ya çelme takalım derken kendi kalelerine gol atmış olacak andavallar.Beter olun.

24 Şubat 2010

Hakkınızdır

Kadıköy'deki Fenerbahçe galibiyetinin ardından Bursaspor'un çıkardığı hatıra tişörtleri.Kadıköy panteri,Trabzon panteri,6-0 tişörtlerini anımsatsada yaptıkları kelime oyunu hepsini sollar.Bursa'ya belirgin bir sempatimiz vardır öteden beri.Küfürbaz taraftarı hariç tabi.Blog geçmişinde Bu takımla ilgili ona yakın yazı vardır.Ama bugün için geldikleri nokta itibariyle üstünde bir kaç kelam daha etmek gerek.
Böylesine taraftar potansiyeli olupta kayda değer bir başarı gösterememesine şaştığım iki Anadolu kulübünden biridir Bursa.Diğeri ise Es-Es.Bu sezon buı yazgıyı değişticek gibi görünüyor,en azından timsahlar.İnşallah sonuna kadar götürürler.Bence kurulduğu günden bu yana en iyi yaptığı icraat Ertuğrul Sağlam'ı takımın başına getirmekti.Hocayla beraber altyapıdan yetişen çocuklara şans vermeleri ve o çocuklarla geldikleri nokta büyüğüm diye geçinenlere ders olacak nitelikte.Ders çıkaracak adam nerdee?Şimdi tam yol ilerliyor Bursa son noktaya doğru.Şartlar tamamıyla müsait.Geçen sezon yaşananlara sözde otoriteler 10 yılda olacak bir durum dediler ancak bana göre bu sezon da geçen seneden farksız.Şampiyonluk yolundaki iki rakibinin inanılmaz formsuzluğundan yararlanıp şampiyon olan Beşiktaş'tı.Bu sene de aynı durum sözkonusu.Üstelik bu yıl Beşiktaş'ta o kervana katıldı.Böyle bir ortamda Bursa'nın alıp başını yürümesi işten bile değil.

Bursa bu noktaya hocası ve altyapıdan çıkan genç oyuncuları ile geldi demiştik.En başta gelenler Sercan,Volkan ve Ozan.Büyükler Sercan için kıyamet koparıyor ama bana göre asıl kapışılması gereken adam Volkan.Bu ülkede onun kadar teknik ve bir o kadar da hızlı bir kanat oyuncusu görmedim desem yalan olmaz.Bizim çok şey beklediğimiz İsmail'den de şu haliyle iki gömlek üstün durumda.Emrelerden,Kazımlardan,Aureliolardan medet uman sonunda yarı yolda kalan Fatih Terim'e de yazıklar olsun.Hiddink'le beraber 2010 model Türk milli takımının hücum hattında mutlaka bulunması gereken üç silah bu çocuklar olmalı.Arda,Özer,İsmail'i de düşünürsen bunların arasında 2008'deki başarıyı geride bırakabilecek bir milli takım çıkabilir ortaya.

10 Şubat 2010

Bitiniz mi kanlandı?

 "Bizim de gücümüz ve yapabileceklerimiz var.Geçmişte nasıl yaptıysak Tolga Özkalfa'ya da düdüğünü astırırız"
 Hemşehrin ve cumhurbaşkanın olan şahsa mı güveniyorsun yoksa iktidarın bütün kuvvetini elinde tutan partine mi bilmiyorum ama sana şu kadarını söyleyeyim,tükürdüğünü yalamaktan başka hiçbir halt  yapamazsın.Yapmayacağız der yaparsın,satmayacağız der satarsın.Ulan biz zaten ligi de futbolu da lağım çıkuruna çeviren büyük kulüp başkanlarıyla uğraşıyoruz.Bir de bunlar kaynamaz mı araya yırtık dondan çıkar gibi.Bekleyin şimdi Melih Gökçek ve İbrahim Yazıcı'da damlar birazdan.Dört büyükbaş yetmez bize zaten ondört olsun.Hep beraber sıçalım futbolumuzun olmayan marka değerinin üstüne.

15 Ocak 2010

Alırlar abisi


Kayserispor yönetimi o gün için hatırı sayılır bir miktar para ödeyip Ali Sami Yen,İnönü ve Saraçoğlu stadlarının çevresindeki bilboardlara döşemişlerdi yukardaki resmi.Aradan 2 yıl geçti ve resimdeki iki futbolcu(hadi birbuçuk futbolcu diyelim) artık Fenerbahçe de.Ben şimdi Fenerlilerin yerinde olsam Kayseri'de Kadir Has Stadının çevresindeki bilboardlara koyardım bu resmi.Altına da yazardım "sizde bu kafa oldukça,istediğiniz kadar yırtının,her şeyinizi satın alırız"

Açık kanal


Bu habere daha çok sevindim.Sadece adı süper olan ligin amaçsız takımlarını ve boş tribünlerini izlemek yerine,hafta sonları bize premier lig yada bundesliga tadında görüntüler yaşatan birinci ligi izlemek benim için her zaman ilk tercih olmuştur.Sahada kıran kırana oynayan şehir takımları ve genelde dolu tribünler.Maçların açık kanaldan yayınlanmasıyla oyun ve oyuncu kalitesinin artacağı şüphesiz.Artık o ligde oynayan bütün futbolcular için burası bir vitrin olacak.Hatta 2 yıl içinde bu ligdeki takımların ve oyuncuların süperlig takımlarını yakalayacağını tahmin ediyorum.Çünkü bu ligdeki bütün takımların ve oyuncuların bir hedefi var.Bu lig bir arayüz,bir sıçrama tahtası,bir eşik.Bütün takımların birinci amacı bu ligden süperlige çıkmak.Aynı amaç için şartlanmış 20 takımın mücadelesinden yüksek kalite beklemek de anlamsız değil haliyle.

Bir de TRT nin bu açık kanal muhabbetine bayılıyorum.Sadece bir pazarlama stratejisi değil ayrıca bir slogan olarak da bir çok şey ifade ediyor.Kim bulup akıl ettiyse tebrik ederim.

13 Ocak 2010

Helal olsun


Başkanı mı,hocası mı,kaptanı mı,artık her kimin aklından çıktıysa bu fikir tebrik ediyorum.Klüp Adanaspor,oyuncu Ersan.Eğer bu fikir Ersan ın kendisinden çıktıysa o daha güzel.Bu memlekette futbolcularımız melek zaten.Hiç hata yapmazlar.Ersan kardeşimiz 72 milyonun önünde kendisini apaçık eleştiriyor.Var mı bunu yapabilecek başka babayiğit.Tabii bu işin kötü tarafları da yok değil.Maçlarda makara konusu olmak gibi.Mala vurmak mesela...

07 Aralık 2009

Güzel bir maç


Avrupadan hele bir futbol ülkesinden birini getirseydiniz ve Pazar günü şu maça,Kayseri Stadına götürseydiniz,staddaki atmosfere ve sahada oynanan futbola bakarak size rahatlıkla "bunlar bu ülkenin en büyük takımları galiba" derdi.Abartısız öyleydi çünkü.İstanbul kulüplerinin içinde bulunduğu çirkef kazanından uzakta,Anadolunun ortasında oynandı bu harika maç.Sanki iki Anadolu takımı değil iki Championship takımı oynuyordu.Full dolu tribünler(1 liraya da dolsun artık).Sonuç hepimizi mosmor etti orası ayrı.Ne olursa olsun memleket futbolu kazandı burası hakikat.İlk on dakika Bursa hücumcuları biraz daha becerikli olabilseler hem sonuç daha farklı olacaktı hem benim iddia kuponu.Ne diyelim Allah her takıma bir arıza nasip etmiş,Kayseri ye Ariza.Bu adam için sezon sonu Fener le tekrar kapışmaya değer o kadar diyorum.

02 Aralık 2009

Haftanın maçı


Valla ne yalan diyeyim ne bu hafta 9 da 9 yaparmıyız telaşı ne de renkliler yine takılırmı ümidi,bu hafta bu maçı merak ediyorum cidden.On numara maç olacak kim ne derse desin.Karşıdan baksan bir Beşiktaşlı için pek de sempatik gelecek takımlar değil ama gerek ligdeki durumları gerekse oynadıkları futbol nedeniyle herkesin ilgisini çekmeyi başarmış iki takım Bursa ve Kayseri.Son iki yılda Sivas ın hiçde doğal olmayan başarısının yanında çıkması muhtemel Anadolu şampiyonluğunun en büyük adayı Bursa.Ligin şu orospu havasına bakarak da bu sene bunu başarmaları daha bir mümkün.Dört büyüklerden sonra sahip oldukları tribününde etkisiyle şampiyon olurlarsa herkes "yakışır" diyecektir eminim.
Öte yandan Kayseri için tam tersi bir durum sözkonusu.Tamam yönetimi sağlam,100 küsur yıllık kulüplerde bile olmayan bir stada sahipler de taraftar yok be hocam.İnan ki şu ligde İBB Spor gibi duruyorlar.Bir açılış maçına dolacaksa o stad yazık harcanan onca para ve emeğe.


Gelen haberlere bakılırsa bu maçta full dolacak stad.Yukardaki resim bilet kuyruğunda fenalaşan bir Kayseri taraftarına ait.Maraton 2,kale arkası 1 lira.Daha da dolmazsa yuh yani.Üstelik sadece bu maç için değil bütün sezon için geçerli.Hatırladığım kadarıyla açılış maçında da aynıydı.Üstelik bu kadar da değil.Maç günü belediyeye ait tüm toplu taşıma araçları taraftarlara ücretsiz.Artı maça gelen tüm taraftarlara kek-pasta-çay-meşrubat ikramı da yapılacak.Hakkaten oha yani.Tamam yapsınlar hocam sözümüz yok.Sözümüz yok da o zaman neden bu kadar gürültü koparıldı Melih Gökçek belediyenin parasını Ankaraspor a harcadı diye.Aynı şey değilmi sonuçta.
Herneyse,gelelim maça.Bursa hücumda,Kayseri savunmada çok etkili.Kayseri nin artısı Makukula denen insan azmanı.Seneye Fener le bu adam için bir daha kapışmaya değer yani.Bursa nın bu yılki futbolu bana iki yıl öncesinin Beşiktaşını hatırlatıyor.Organize değil ama çok çabuk hücuma çıkıyorlar,Sercan-Volkan ikilisi de Speedy Gonzales gibiler maşallah,mantar gibibitiyorlar rakip kale önünde.Bu arada maçın ligtv den yayınlanması konusunda yoğun bir istek var hem Bursa hem Kayseri tarafında.İnşallah yayınlanır ve izleriz.

28 Kasım 2009

Bursa şekerleri


Kimse yanlış anlamasın kötü anlamda söylemiyorum.Şu yukardaki görüntüyü görmek bile mutlu ediyor adamı.Sevindirik oluyorum.Ha birde siz bunların çıtır liseli gibi durmalarına bakmayın.Öyle bir delleniyorlar ki bazen adama "karı milletinin fanatiğine" Allah düşürmesin dedirtiyor.Örnekteki gibi.

02 Kasım 2009

Anca gidersiniz


Yeter lan artık eziliyoruz,sömürülüyoruz ayağına yattığınız.Bize küfür ediyorlar diye ortalığı ayağa kaldırdınız önce.Sanki bu memlekette bir tek size küfür ediyorlar,ülkenin bütün stadları güllük gülistanlık öylemi.Yok bir de neymiş ırkçı tezahürat yapılıyormuş.Hadi lan ordan."Kahrolsun pkk","pkk dışarı" demenin neresi ırkçı tezahüratmış bir söyleyin bakalım.Duyan da Diyarbakır maçında rakip tribün maymun taklidi yaptı sanacak.Sanki Etoo dur bunlar.Şimdi de ağızlarına başka bir hikaye dolamışlar.Hakemlerin organize komplosu varmış kendilerine karşı.Sen onu benim taşşağıma anlat.Sizin 2001 de birinci lige nasıl çıktığınızı cümle alem biliyor.Camdan evde yaşıyorsan komşuna taş atmayacaksın.Ligden çekilecekmişler.Çekilirseniz çekilin birader.Bu kafayla giderseniz zaten ligin sonunu görmeden düşecekseniz.

05 Ekim 2009

Anadolu Top 10

Kendi meşrebimce bu ülkenin en sağlam tribünlerine sahip takımlarını yazdım buraya.Genellikle gittiğim gördüğüm maçını izlediğim takımlar bunlar."Bizde niye İngiltere deki,Almanya daki gibi şehir takımları yok" diyen andavallara "var lan işte bizde de"demek için biraz da.Endüstriyel futbol yüzünden zaten yakın bir gelecekte sadece böyle takımlar ayakta kalacak.Diğerleri hep çöpe gidecek.

Günün birinde Anadolu dan bir şampiyon çıkacaksa buna en yakın aday Bursa.Neredeyse bütün sezon maçlarını kapalı gişe oynayan tek takım(4 büyükler dahil).Bizimle yoktan yere yarattıkları anlamsız ve saçma kan davası olmasa daha da seveceğim ama bu işi bitirmeye niyetleri yok anlaşılan.Yalnız anlamadığım bizim tribünün bestelediği tezahüratları araklayıp,aynı tezahüratla bize küfür etmeleri.Adam gibi bestele tezahüratını,bas küfürünü di mi.Yok hem çalacaksın hem söveceksin.Bu halinizle gitseniz Teksas a kıçınıza şarjörü boşaltırlar valla.Neyse severim yine de Bursa yı.


Bursa dan sonra ikinci büyük tribün şüphesiz Es-Es.Benim üniversitede en uzun süren dalgam Eskişehirliydi.Ordan da çok fazla içli dışlı oldum hem stadıyla hem taraftarıyla.Geçmişi Bursa dan da büyük bir camia.70 lerin en çok can yakan takımıydı.Aynı zamanda Türkiye nin gördüğü en büyük futbol göçünü yapmış bir şehir.Eskişehirlilere göre o zamanlar şampiyon olamamalarının nedeni 3 büyüklerin ve federasyonun kumpasına geldikleri yönünde.Doğrudur olur,bu memlekette.Eskiden yoktu şimdi bunlar da başladılar bize döşenmeye.06-16/26 falan.Hayırdır inşallah.



Bursa nın küçük kardeşi.Abisi ne derse onu yapar gibi bir görüntüsü var.Bazen de Bursa ya kapılar kapandığında Ankaragücülü kılığına giriyor Bursalılar.Zaten bu dünyada renkleri bu kadar aykırı olmasına rağmen yanyana durduklarında ayırt edilemeyen iki taraftar da bunlar.Halbuki şehir güzel,stad güzel,taraftar güzel,baksana be işine kardeşim.Gökçek i de almışsın arkana.Yürü git şampiyon ol di mi?Şehit düşmüş Bursalının dramıyla başlayan BursAnkara muhabbeti futbol belgesellerine konu olur.Bu zamana kadar niye yapılmamış bilmem.



Harbi manyak bunlar.Sade Tatanga falan da değil,alayı öyle.5-6 yıl önceydi.İnönü de Sakarya ile maçımız var.Ayrılan tribünü full doldurmuşlar.Bizim kapalının senkronizesini epey bozmuşlardı.Bizimkilerin çay ve ihtiyaç molası verdiği anlarda da sağlam bağırmışlardı bu gün gibi hatırlarım.Kapalı da yedirememiş kendine yardırmıştı küfürü maç bitene kadar.Ama Sakarya ya da küfredilmez be abim.Adının şanından utanır insan bir kere.Bunun adı süper ligse olmalı Sakarya da burda.



Marmara nın ikizlerinden diğeri Kocaeli.Bunların yüzünden neredeyse dayak bile yiyecektim,hem de İnönü de hem de bizimkilerden.Beşiktaş-Kocaeli maçı var yıllar önce.Havada çok güzel.Ben bir tişörtle çıktım evden.Üsküdar da hava bozdu.Anlaşıldı hava yağacak.Bir arkadaşımdan yağmurluğunu ödünç aldım.Gel gör ki yağmurluk koyu yeşil,e altımda da siyah blucin.O an farkına bile varmadım da.Stada girdim,koltuğa oturdum yaktım sigarayı,yanıma bir polis geldi oturdu,beni kesiyor.O sırada gelip geçenlerde pis pis suratıma bakıyorlar.Lan n'oluyor demeden yanımdaki polis "arkadaşım Kocaeli tribünü karşı taraf seni oraya götürelim" deyince benim jeton düştü.Yarım saat etrafa dert anlattım birde.O gün orda dayağı yeseydim harbi ayar olurdum Kocaeli ye.Benim için deplasman gibi olmayan tek deplasmandı Kocaeli.Benim evden İnönü ye olan mesafeyle İsmetpaşa ya olan mesafe hemen hemen aynı.Birde geçen sene kümeye düştüklerinde açtıkları pankart iyiydi.70 milyona bakan Kocaeli bi takımına bakamadı gibi bir şeydi.




Ben gözümle görmedim ama İzmirli arkadaşlarım yemin billah ederek iddia ediyorlar Atatürk stadını full doldurduklarını.20 sene önce belki ama bu gün sanmıyorum.Zamanın İstanbul a kafa tutan nadir takımlarından Göztepe.Zaten bu kadar taraftarı olmasının nedeni de o.Yoksa tarih desen Karşıyaka daha ağır basar.İzmir takımlarının taraftarlarına bakınca "Birleşsinler kardeşim","İzmirgücü olsunlar" diye zırvalıyan dangalaklara basıyorum küfürü bir daha.İzmir böyle güzel.Olsun çıkarlar bir gün yeniden,hem Göztepe hem Karşıyaka.




İzmir in öbür yakasının takımı lafı mazi olmuş.Karşıyaka İzmir in her yerinde var.Bana Göztepe den daha sempatik geliyor çünkü tribünde beraber maç izlemişliğim de var.Çok orjinal tezahüratları var.Aynı tribünde bir kaç kuşak beraber maç izleyebiliyorlar,gözümle gördüm.70 yaşında bir amcayla hanımı oturuyor önde,sakin sakin arkada 15-20 yaş arası başka bir tayfa var,çoşmuş hepsi,çılgınlar gibi tezahürat yapıyorlar,amcayla teyzede gaza geliyor o ara,yerlerinden kalkmadan onlarda katılıyorlar.Neresinden bakarsan güzellik yani.O maçta yukarıdaki resme benzer bir pankart şov da yapmıştık.Resmi olaydı koyacaktım.





Anne tarafından memleketim olur Samsun.En büyük grubuda bu Söğütlübahçeliler.Dışarıdan bakınca ipten kazıktan kurtulmuş tipler gibi duruyorlar ama gerçekten güzel insanlar da var.Onlarla beraber de maç izleyip bağırdım tribünde bir kaç kez.Resimde gördüğünüz de yeni maraton tribünü.Şimdi Söğütlübahçenin mekanı.Yakın zamanda yıkıp bu hale getirdiler.Çok da güzel oldu.Ben devamı gelecek bütün stadı bu hale getirecekler diye beklerken devamı gelmedi böyle kaldı.Halbuki stadın etrafı genişlemeye müsait.Bizim İnönü gibi göt kadar yere sıkışmış değil.Yaparlar inşallah gerisini.





Bolu taraftarının ne olduğunu anlamak için Bolu ya gitmeye gerek yok,yukarıdaki resme bakmak yeterli.Bizim mabedimizde balık istifi Bolu taraftarı.İnsanı 80 lere götürüyor bu resim.2 sene öncesinin Play-off finali bu.Eskişehir e kaybettiler.Yazık oldu.Bolu nun kendi stadını da gördüm.Küçük ama Bolu ya yetiyor.Metin-Ali-Feyyaz ların zamanında sahası topraktı yanlış hatırlamıyorsam.Türkiye nin ilk ve tek çocuk tribününü yapmış klüptür ayrıca.Bolu da yakışır bu lige.




En sona sakladım Türkiye nin sola en yatkın taraftarını(bizim çakmalardan de beter).5 yılım Mersin de geçti.Üniversite yüzünden.Adana da babamızın oğlu gibiydi.Ayda bir ordaydık.Çok gittim maçına Karafatma mahallesinin zıpırlarıyla.Hilton un duvarına bile işedik 50 kişi aynı anda.Devrimci ayağından ayar olmuşlar bizimkiler Sabancı ya.Bozmadık bizde uyduk kalabalığa.Adana yı kim temsil eder derseniz kesinlikle Demirspor derim.Tribün bilinci daha yüksek ve daha organizeler.Livorno maçıyla hem içerde hem dışarda okkalı reklam yaptılar zaten.Maçtan sonra üniversiteden arkadaşım Orhan la konuştum.İtalya dan Arjantin e kadar gitmiş maçın çıkardığı gürültü.
Bir de Livorno maçının akşamıydı.Maçın sonucunu bilmiyorum.Bizim çocuklara sordum "Adana Demirspor-Livorno maçı n'oldu" diye.Çocukların suratını görmeliydiniz."Abi ne Livorno su ne Adana sı.Bizimle kafamı buluyon" demişlerdi.Napsın adamlar futbolla ilgileri Telegol programıyla sınırlı.İnternetten gösterdim maçı da öyle inandılar.Bayağı bir gırgır olmuştu o akşam.Bizimkiler de yapsa ya Napoli ile bir maç.O zaman dört köşe olurdum valla.