fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Eylül 2010

Rakamlar yalan söylemez

Maç bitti ve iki gündür ortalıkta Fenerbahçelilerin şöyle ezdik böyle elimizden kurtuldunuz şeklinde hezeyanlarını görüyoruz.Öyle ki Rıdvan Dilmen gibi bir futbol adamı bile 5-0 dan bahsedebiliyor.Ayıptır sorması ama siz hangi maçı izlediniz kuzum?.Pazar günkü Fenerbahçe-Beşiktaş maçından bahsediyorsanız gerçekten işte maç istatistikleri.Nasıl ezmektir bu böyle?.Nasıl farkı kaçırmaktır..Hadi istatistikler her zaman maç sonucuyla örtüşmez.Geçen haftaki Kayseri maçında da rakamlar Fenerbahçe lehineydi ancak göz var nizam var be kardeşim.İkinci yarının neredeyse tamamı boyunca attıkları golün üstüne yatıp kendi sahasına kapanıp kontra ataklarla gol aramaya çalışan babam mıydı?.Böyle mi atacaktınız beş golü.Atı alan Üsküdar'ı geçiyor,siz Stoch gibi bir adamı yedek bekletip renkli devrim yapma peşinde koşan Aykut Hocanızın ağzıyla konuşun ve kendinizi kandırmaya devam edin.Haftada bir gün mastürbasyon yapmak sağlığa yararlıdır zaten.

20 Eylül 2010

Beşiktaş sabretmeyi öğreniyor

Maçtan önce eğer ilk golü atan taraf biz olursak zorlanmadan kazanacağımızı düşünüyordum.Hakan'ın o saçma hareketinin ardından Niang Fenerbahçe'nin ilk golünü atana kadar da bizim golümüzü bekledim durdum.Hala da bu düşüncemde ısrar ediyorum.İlk golü biz atsaydık bu maçı çok farklı bir skorla kazanabilirdik.Çünkü bu Fenerbahçe çok kötü.Sidik zoruyla-taraftar gazıyla oynayan bir takımdan farksız.Fenerbahçe'de tek korktuğum oyuncu olan Stoch Ayku Kocaman'ın dahice(!) taktiği sayesinde kulubeye çakılınca ben dahil birçok Beşiktaşlının yüreğine su serpildi.Tüm bunlara rağmen sonuç beklediğimiz gibi olmadı.

Bunun en önemli nedeni bu sene Quaresma ile beraber takımın en belirgin silahı olan Guti-Ernst-Necip üçlü ortasahasının Schuster tarafından maalesef birkez daha bozulmasıydı.Schuster bu maça Necip yerine,daha tecrübeli ama daha hantal Aurelio ile çıkmayı tercih etti.Yaş ve fizik itibariyle Fenerbahçe günlerinin çok uzağında kalan Aurelio ise Guti ve Ernst'e bu anlamda ayak uyduramadı.Guti enterasan bir oyuncu.Sahada kendisini anlayabilen futbolcuyu arıyor.Yanında oynayacak oyuncunun o daha pası atmadan topu atmak istediği yere hareketlenmesini bekliyor.Aurelio en azından şimdilik bu uyumu başarabilmiş değil.Ernst ve Necip ise bunu eksiksiz yapıyorlar.Ortasahada Aurelio'nun bu uyumsuzluğu ilk yarının 20 dakikalık bölümünde oyunu Fenerbahçeye teslim etmemize yol açtı.Golü de bu arada buldular ki,Dia'nın pozisyonu hariç oyunun geri kalan hiçbir bölümünde başka gol bulma şansları yoktu.

İlk yarıda göze çarpan bu şaşkın futbol ikinci yarıda yerini artık bildiğimiz Beşiktaş futboluna bıraktı.Özellikle Emre'nin oyundan çıkmasıyla beraber maç tek kaleye döndü.Aslında bu Fenerbahçe maçı için değil belki ama beklenen birşeydi.Çünkü Beşiktaş bu sene belki de tarihinde hiçbir zaman olmayan bir şekilde topu ileride oynuyor.Gözlerimiz ceza sahamızın çevresinde boşuna stoper arıyor.Çünkü stoperler ve bekler ortasaha yuvarlağının çevresine ve içine yuvalanmışlar.Sürekli oyunun içindeler.Normal şartlarda bir ortasaha oyuncusu stoperle paslaşınca adı geri pas olur,ama mevzubahis Beşiktaş ise bu sadece pas oluyor.Çünkü neredeyse stoperler ortasaha ile içiçe oynuyor.Beş oyuncunun olması gereken yerde sekiz futbolcu olunca da ister istemez topla daha fazla oynayan taraf biz oluyoruz.Topu kaptırsa bile kolay geri kazanıyor çünkü rakibin üç kişiyle bulunduğu noktada hep beş kişi oluyoruz.Oyunun döndüğü bölgede yani ortasaha ile rakip alanın yarısında ise ısrarla inatla pas yapıyoruz.Öndeykende gerideykende değişmiyor bu pas trafiği.Tigana sonrası Beşiktaş'ın da topu ayağına alan her oyuncu büyük bir iştahla ileri atılırdı.Bu da Beşiktaş'ı çoşkulu,iştahlı bir takım olarak gösterirdi.Oysa şimdi öyle değil.Beşiktaş topu aldığı noktada(genellikle ortasahada) harala-gürele ileriye atılmıyor.Sabırla pas yapıyor.Ta ki forvetlerden birinin veya kanat oyuncusunun önü açılıncaya kadar.İş bu noktada hücum oyuncularının becerisine kalıyor.Bu tarz oyunda tek dezavantajımız ise çok hareketli bir kanat veya forvet oyuncusuna yakalanmak.Stoch'un olmamasına biraz da bundan sevindim.

Skor olarak hayal kırıklığına uğramamızın bana göre bir diğer nedeni de Schuster'in Bobo yerine Nobre tercihi oldu.Evet belki Nobre Bobo'ya oranla daha çok koşuyor,pres yapıyor,alan açıyor olsada durması gereken yeri maalesef Bobo kadar bilmiyor.Rıdvan Dilmen'in deyimiyle "ne yapayım yıpratıcı santraforu,gol atıyor mu onu söyle" durumu var ortada.Bobo'nun geçmişteki Fenerbahçe maçlarındaki performansına bakarak söylemiyorum ama gerçekten bu takımın ilk santraforu eğer bir mani yoksa Bobo'dur.

Golü tamamen Hakan'ın bir anlık hatasından yedik.Maça tam olarak konsantre olamamasından olsa gerek gereksiz bir çıkış yaptı.Birbaşka ters harektinde ise kaseyi kırıyordu.Gününde değildi en basitinden,kızmamak gerek.Sevinmemiz gereken ise her işte bir hayır vardır misali Cenk'in başarılı performansıydı.Kalede hem kendine hemde bize güven veriyor.Bu çocuğu bulup getirmek kimin fikriyse o adama gerçekten teşekkür ederim.

Quaresma yine takımın hücumda en göze batan oyuncusuydu ama açıkçası bu maç için ben ondan daha fazla sorumluluk alıp oyunun sonucunu değiştirmesini beklerdim.Mesela bir Delinho skora daha fazla etki etmiştir muhakkak.Hiç etmeyen biri daha var bu takımda.O kadar çok kızıyorum ki ona,sinirden duvarları yumrukluyorum.Adını anmayacağım,siz anladınız onun kim olduğunu.

Bu maç özelinde Schuster'e kabahat bulup haksızlık etmek istemem.Çünkü hiç hesapta olmayan iki mecburi oyuncu değişikliği yapmak zorunda kaldı.Eğer bu değişiklikler olmasaydı oyun onun öngördüğü şekilde sürecek ve sonuç yine farklı olacaktı.Ama yinede benim anlamadığım yada kabullenmek istemediğim şey şu.Eğer Fenerbahçe gibi bir takıma karşı maça çıkıyorsan(yada Galatasaray,Bursa,Porto...) elinde topun tüfeğin ne varsa saldıracaksın.Aykut Kocaman'ın yaptığı gibi fantaziye kaçmayacaksın yani.En iyi forvetin Bobo,en dirençli oyuncun Necip ise onunla başlayacaksın.Maça böyle çık ama yenil,umurumda olmaz.Ama iyisi kenarda dururken kazanamıyorsan buna bahane aramak abestir.En azından benim hocadan beklediğim budur.

06 Eylül 2010

Gözleri var görmezler

Jose Maria Gutierrez Hernandez

-Real Madrid formasıyla 387 maç
-5 kez La Liga şampiyonluğu
-4 kez İspanya Süper kupa şampiyonluğu
-3 kez şampiyonlar ligi şampiyonluğu
-1 kez Avrupa Süper Kupa şampiyonluğu
-2 kez Kıtalararası kupa şampiyonluğu

Alex De Souza

-1 kez Brezilya lig şampiyonluğu
-2 kez Brezilya Kupası şampiyonluğu
-1 kez Copa Libertadores şampiyonluğu
-2 kez Türkiye Süper lig şampiyonluğu
-2 kez Türkiye Süper kupası şampiyonluğu

Bir şampiyonlar ligi şampiyonluğu kaç Türkiye ligi şampiyonluğu eder usta?

30 Ağustos 2010

Okan&Necip

Bugün bütün Fenerbahçelilerin dilinde Okan adı var.Oysa bugüne kadar biz Necip diye bağırdıkça adımızı altyapıdan çıkmış genç oyuncu fetişistine çıkarmışlardı.Şimdi bütün Fenerliler ağzı kulaklarında o fetişizmi yaşıyor.Büyük kulüplerde altyapı denen şeyin laf olsun da bulunsundan öte anlamlar taşıdığını umarım anlamışsınızdır.Altyapı ruh işidir.Oradan as takıma çıkan çocuk sadece yeteneğiyle değil ruhuyla oynar.Anelka'ya,Quaresma'ya ve diğer muadillerine verebileceğiniz paranız oldukça sorun yoktur gibi görünür.Ama sizin satın alabilecekleriniz sadece yetenektir.Para ile satın alamayacaklarınız ise Dereağzı'nda,Fulya'da,Florya'dadır.İspatı işte Okan,Necip,Arda,Volkan...

27 Haziran 2010

Değişim

Farkında mısınız artık üç büyük takımın taraftarları eskiden olduğu gibi birbirini yemiyor.Herkes kendi camiasının problemlerine o kadar odaklanmış ki rekabet neredeyse unutulmuş.Galatasaray'ın elinden Stoch'u kapan Fenerbahçe'nin bu hamlesinin geçen yılki Topuz hadisesinin yanında esamesinin okunmaması gibi mesela.

Çünkü artık herkes önce kendi takımına,kendi kulübüne bakıyor."Siz şöylesiniz biz böyleyiz" in yerini gönül verdiği renklerin bugünü ve geleceğine dair kaygılar almış durumda.Bu açıdan bakarsak potansiyel taraftar kitlesinin yüzde 80'ini belki daha fazlasını oluşturan üç büyük takım taraftarının yavaş yavaş bir karakter değişimi yaşadığı sonucuna varıyorum.

Fenerbahçe ve Galatasaray hocasıyla bozuk.Hoca tercihi doğrudan yönetim marifeti olduğundan yönetimle de bozuşuklar.Beşiktaş'ın hoca sorunu yok ama altı yıldır devam eden kronikleşmiş başkan sendromu var.Transferlerde bu işin tuzu biberi.Hele bir de elde patlarsa.Öyleki Quaresma gibi birinin transferinde bile acaba oynarmı diye düşünen yığınla Beşiktaşlı var.O bile bir çırpıda kabullenilmiyor.

Sonuçta istediğimiz de bu değil mi?Herşeyi gözü kapalı kabullenen,sormayan,sorgulamayan taraftar yerine aldığı formanın,kombinenin hesabını sormaya cesaret edebilen bir kitle.Bilinçli taraftar yani.

Yanlışın olduğu yerde değişim iyidir de önemli olan sonuç alabilmektir.Gelinen nokta bu sonucun alındığını gösteriyor.Misal mi?

Demirören ve ekibinin taraftar baskısıyla beşinci sınıf paçoz yabancılara verdiği paralara,onlardan daha iyisini daha isimlisini transfer etmesidir.Aziz Yıldırım ve ekibinin yine taraftar baskısıyla Daum'u yollayıp Aykut Kocaman'ı teknik direktör yapmasıdır.Adnan Polat ve ekibinin geçen yıl ki şaşaalı transferlerinin elde patlamasının yarattığı taraftar baskısıyla bu yıl transfer işinde yoğurdu üfleyerek yemesidir.

Çünkü artık onlar da biliyor ki bu işin öznesi taraftardır.Taraftara rağmen icraat yapan başkan ve yönetim herkesten çabuk yıpranır.Daha da önemlisi artık taraftar da artık özne olduğunun farkında.Yoksa yerlerde sürünen kombine ve forma satışlarını nasıl izah edeceğiz.

21 Mayıs 2010

Kendi başını ye

Söyleyecek o kadar çok şey varki nerden başlamalı bilemiyorum.

Birincisi harbi taraftar geçinen birtakım Beşiktaşlı kardeşlerimize.Bursa'nın şampiyonluğundan bize neymiş.Başkasının şampiyon olmasından veya olamamasından ne sevinmeli ne üzülmeliymişiz.İyi gel de üzül şimdi bu Fenerlilere.Üzül hadi.Şu Aziz Yıldırım denen zavallıya üzül.Çirkef kazanının başında elde kepçe bekleyen şu güruhun bugüne kadar yaptıklarından hiç mi ders çıkarmadınız.Bugüne kadar kendilerinin en küçük başarılarını göklere çıkarırken,en centilmeni bile olsa rakiplerinin başarılarını yoksaymaya ve karalamaya çalışan insanımsıların şu hallerini görüpte oh olsun demenin neresi ayıp neresi günah.Bunlara mı üzüleceğim yoksa sezon boyunca ne başkanı ne teknik direktörünün ağzından kötü bir söz bile duymadığımız,tertemiz,bembeyaz bir şampiyonluk kazanan Bursa'ya mı sevineceğim.Birincisi diyorsan ey Beşiktaşlı kardeşim,çıkar sırtından çubukluyu,git Fener kombinesi al.Suratına karşı "köpeek diye bağıran adama merhamet besleyenin yeri suyun öte yakasıdır.

Çirkef kazanının çorbacısı Aziz Efendi,"lan ben ne yapsam da taraftarın tepkisini başka tarafa çeksem diye düşünmüş" sadece betondan anladığı anlaşılan kafasıyla.Çare diye Beşiktaş'a giydirmeyi akıl edebilmiş.Herzaman yaptığı gibi.Kuduz köpekler gibi havlıyor şimdi.Beşiktaş Bursa'ya maçı satmış,Rüştü o golleri bilerek yemiş miş mış mış...Antalya'ya 97.dakikada gol atarken nerdeydin be adam,top yarım metre kalene girip hakem vermediğinde nerdeydin,stoperin kazma-kürek ceza sahasını kazarken nerdeydin Allahın belası.Birde umumi helacı kılıklı asbaşkanı almış eline kağıdı tefrika okur gibi okuyor.Bursa'nın kazandığı şampiyonluk nasıl tertemizse onların kazandığı şampiyonluklarda tertemizmiş.Ben 32 yaşındayım.1989 senesi hariç Fenerbahçe'nin şaibe-hile muhabbetinin yapılmadığı bir şampiyonluğunu hatırlamıyorum.Hatırlayan varsa bana da hatırlatsın.Camdan evde oturuyorsan komşuna taş atmayacaksın demiş atalarımız.Adı şaibeyle anılan bir güruh bugün kendileriyle hiç alakası olmayan başkalrını hile yapmakla suçluyor.Hadi buna ben ve bir çok insan kıçıyla gülüp geçiyor.Peki Fenerlilere ne oluyor.Aziz ve adamları basın toplantısını bitirir bitirmez,transa geçmiş gibi hep bir ağızdan aynı şeyleri tekrarlamaya başlayan Fenerbahçeliler.Aranızda hiç mi yok mantıklı düşünebilen bir Allahın kulu.Başkanınız olcak zavallının hedef şaşırtmaya çalıştığını,sorumluluktan kaçmaya çalıştığını göremeyecek kadar mı köreldi gözleriniz ve vicdanınız.Ama size laf söylemek de abes artık.Eskişehir maçından sonra Aziz salya sümük kameralara zırladığında "artık yemişim futbolu" diyenlerde sizlersiniz.Layıksınız.Daha çok dövünürsünüz,yalandan şampiyonluklara daha çok sevinir,olmadığını anladığınızda da daha çok yakarsınız mabedinizi.

Televizyonda,gazetede,internette bazen de oturuken evde sebepsiz yere,yüksek bir yere çıkıp "Bursaaa" diye bağırasım geliyor şerefsizim.Hey Allahım sen aklımı koru.

28 Nisan 2010

06-16-26

"Lideriz ya,artık bu saatten sonra da bırakmayız,kesin şampiyonuz" havalarında Fenerbahçeliler.Bence bu kadar ümit yapmayın.Bursa'nın biraderleri var bu ligde.Gecekondu tayfasını zaten biliyorsunuz da bilmediğiniz Eskişehir yakası.İki senedir üç takım taraftarının organize etmeye çalıştığı bir organizasyon altıyla kafiyeli takımların peşpeşe sıralanması hadisesi.İşte onlardan ikisi Fener'in rakibi ilk iki haftada.Bir zamanlar hor gördüğünüz,iki ekmek bir süt diye aşağıladığınız gariban Rıza'da ikramiyesi ayrıca.Sonra gecekondu mahallesinde yirmibin kişinin önünde Ankaragücü maçı.100 küsur yıllık ezeli rakibinizi "yatışa hazırmısınız" diye gaza getirmek hoş da Bursa'nın biraderleri sizi yatırırlarsa o yatağa ne olacak.Sonra herkesin bir ihtimal çektiği benimse kafadan üstünü çizdiğim bir Trabzon maçı var.Siz daha neyin şampiyonusunuz anlamadım.Ali Şen geveledi bir şeyler dün akşam ama ben de Saba Tümer beyni olmadığı için çözemedim.

23 Nisan 2010

21 Nisan 2010

Fenerbahçe Turizmi

Derbi bitti.Maçtı,hakemdi,çukurdu filan hepsi bir tarafa.Bu maç vesilesiyle bir kez daha tanık olduğum bir şeyden bahsetmek istiyorum izninizle.

Evet Türk turizminde yeni bir akım başladı Fenerbahçe sayesinde.Özellikle Fenerbahçe sayesinde ama.Yakın dostlarımın bildiği üzere yaklaşık 14 yıldır turizm sektöründe çalışıyorum.Bunun özellikle gözüme çarpmasının nedenide budur.Aslında ilk kez iki yıl önce Fenerbahçe'nin şampiyonlar liginde çeyrek finale çıktığı sene gözlemlemiştim.Fenerbahçe'nin Kadıköy'de oynadığı maçlar öncesinde sadece İstanbul'da veya Türkiye'de değil dünyanın birçok noktasında da hareketlenme başlıyor.İnsanlar Fener stadında maç izleyebilmek için binlerce kilometre uçak yolculuğuna ve binlerce euroyu bulan maliyetlere katlanıyorlar ve Kadıköy'e geliyorlar.

Özellikle Sevilla ve Chelsea ile Kadıköy'de oynanan maçlar öncesi öyle çok karşılaştımki bu tür örneklerle.Avusturya'dan son dakika uçuşuyla gelmiş bir gurbetçi bulacağı en dandik maç biletine 500 euroyu saymaya hazır divane gibi dolanıyordu ortalıkta.Almanya,Avusturya,İsviçre ve Avrupa'nın birçok ülkesinden gelenler.Sadece Avrupa'mı.Suriye'den,Lübnan'dan koşup gelen insanlar var.Fenerbahçenin Kadıköy'de oynadığı(büyük maçlarda ama) pasaport kontrolü yapılsa ortalık Birleşmiş Milletler salonuna döner yeminle.Son Beşiktaş maçında yine aynısı.Taner isminde bir Fenerbahçeli.Taa Moskova'dan gelmiş.Uçak bileti 800 dolar.Üç günlük otel parası da 300 dolar civarı.Kale arkası biletini karaborsadan 200 liraya almış.Bu adamın bir Fenerbahçe maçı için üç günde harcadığı para 3000 türk lirası.Sorsan Kadıköy'de Fenerbahçe'yi seyretmenin bedeli priceless diyecektir.

Bunun gibi onlarca örnek var bizzat şahit olduğum.Aziz Yıldırım'ın yerinde olsam hemen bu işe bir el atarım.Bildiğim kadarıyla Fenerbahçe'nin bir turizm şirketi var.Ama bu tür işlerin organizasyonunu şimdilik yapmıyorlar.Diğer gelirlerinin yanında devede kulak ama yinede gelir gelirdir.Biz ise hala hakemle uğraşalım,federasyona falan yürüyelim.

Geyik

"Belediyeye versinler Bilica'yı.Ama Abdullah Avcı'ya değil,Kadir Topbaş'a.Metroyu kazsın."

02 Mart 2010

Millet yemiyor artık efendiler

Eskişehir maçından hemen sonra ağzından köpükler saçarak giydirmişti önüne gelene Aziz Yıldırım.Ne hakem kaldı ne federasyon."İstifa ederim haa" tehdidi(neresi tehditse) de cabası.Dün yine kaybetti Fenerbahçe.Bu kez hem hemşehrisi hem yardımcısı aldı sazı eline."Suyundanmış" demekki dedim kendimce.Yalan yok hemen antu'yu açtım.Eskişehir maçından sonra bütün antucular sözbirliği etmişcesine(bir kaç muhalif hariç) başkana destek vermişti.İmam-cemaat ilişkisinin de etkisiyle başkandan beter saydıran bile vardı.Dün Nihat Özdemir'in sözlerinden sonra ne diyecekler diye merak ettim.Birinci olaydan sonrakilere benzer yorumlar beklerken resimdeki sözlerle karşılaştım.Geçen seferkinin aksine bu kez büyük çoğunluk hakeme giydiren yönetime giydirmiş.Onlar bizim rakibimiz diye söylemiyorum çok güzel yapmışlar.Dileğim bizim taraftarımızında artık at gözlüklerini çıkarıp bize sunulan bahaneler dışında varolan gerçekleri görmeleridir.Sözde yöneticilerde görsün artık,kendi başarısızlıklarınızı başkalarına fatura etmenin işe yaramadığını.Yukardaki ve ona benzer yorumları yapan arkadaşları yürekten kutlarım.

23 Şubat 2010

Acayibiz,hem de çok

 
Sevinmem lazım aslında.En büyük rakiplerimizden biri karıştı diye."Yiyin lan birbirinizi" demem lazım belki de.Ama ne yalan söyleyeyim diyemiyorum.İnanın Guiza'nın şu görüntüsünü görünce benimde gözlerim doldu.Kızdım,hem de çok.Yuhaladılar,ıslıkladılar diye Fenerlilere değil üstelik.Hepimize kızdım,bize kızdım.Maalesef biz artık böyle bir milletiz.Kendimizi her konuda üstün görmek,hiçbirşeyi beğenmemek gibi bir hastalığımız var.Hiçbirşeyi beğenmiyoruz,hiçbirşeye tahammül edemiyoruz.Ve hiçbirşeyin sonunu getiremiyoruz bu hastalığımız yüzünden.Avrupalılar teşhisi koymuş ya zaten,hem de 200 sene evvel."Türk gibi başla,Avrupalı gibi bitir" demişler.Dünyanın sayılı forvetlerinden birini getirirler,"bu adam beceriksiz,defol" deriz.Adam başka diyara gider kral olur.Elin adamının yüzmilyonlarca dolar harcayıp yaptığı filme bahane buluruz,beğenmeyiz,gitmek isteyene de mani oluruz.O film oscar alır.Dünya kupası,Avrupa şampiyonası için kuralar çekilir."Bunlar takım mı","Lokum gibi kura,şeyimizi sallaya sallaya çıkarız" deriz.Beğenmediğimiz takımlar finale gider,biz kıçımızı avuçlarız.Örnekleri çoğaltmak mümkün.Ama sonunda başı öne düşen de biz oluruz.Dün televizyonda Guiza'nın bu haberinin ardından bir haber daha vardı.Guiza'nın velayetini almak için çırpındığı bir çocuğu varmış.Acaba o çocuk babasını bu halde görseydi,ne düşünürdü,o küçücük aklından ne geçerdi.Düşünemediğimiz de işte burası.O da birinin babası.O da birinin eşi,oğlu.

30 Ocak 2010

Yalancı çobandan betersin

Bu alemde senin kadar tükürdüğünü yalayan bir başka adam daha varmıdır acaba,ha başkan?Türk futbolu için yapılacak daha çok iş var bahanesi,yersen tabii.Ama ben sıradaki ilk mağlubiyet serisine kadar bekleyin derim.Hele bir de sezon sonunda şampiyon olamazlarsa.Azize'den nağmeler kaldığı yerden devam eder,benden söylemesi.

14 Aralık 2009

30 milyon balon


Toplam Türkiye nüfusu 71 milyon 517 bin.
Bunun yarısı yani 35 milyonu kadın.
Hadi olsun olsun 10 milyonu takım tutsun
İmkansız ya neyse
0/6 yaş grubu yaklaşık 8 milyon.
Yani daha takım tutma bilincine sahip olmayan çocuklar.
Takım tutmayan,futboldan anlamayan erkekler
Tam sayısını bilmiyoruz
Ama azımsanamayacak kadar çok oldukları gerçek.
Yani yukardaki hesaba göre
40 milyon potansiyel taraftar var bu ülkede.
100 den fazla profesyonel kulüp
Ve 40 milyon taraftar
30 milyonu Fenerli ise
Cevap verin kanaryalarım
Sami Yen dekiler Lens taraftarı mı?
İnönüdekiler Juventuslu mu?
Bursa St.Etienne,
Eskişehirim benim Milan
Peki ya Avni Aker i dolduranlar
Barcelona demeyin "Oha" derim
Çok da pis küfür ederim.
Göztepe,Ankaragücü,Karşıyaka peki
Onlar taraftar değil abisi
Burhan Felek teki gibi kağıttan seyirci
Yersen tabi.

Halbuki kale arkasındaki pankartta kendilerini yalanlıyorlar bu andavallar.110 bin Fenercelli yanınızda diyor orda.(Kasımpaşa maçında 95 bin di.2 haftada nasıl 15 bin arttıysa artık).Adama sorarlar o zaman madem 30 milyon taraftarın var,sattığın telefon hattı niye 100 bin?

Yanlış anlamayın sizinki az
Bizimki çok değil demek istediğim.
Bizim duruşumuz belli
Hem de başından beri

"Birgün bütün dünya Beşiktaşlı olmasın.Bırakın o ayrıcalık bizde kalsın"

13 Aralık 2009

Ağlayınca oluyormuş


Sağda solda,forumlarda,blog diplerinde yaptığım "boşverin olm,şeref bizde kalsın","ağlamayalım,hakkımızla kazanalım" gibi yorumlar için herkesten özür dilerim.Demekki ağlamak lazımmış.Çirkefe yatmak lazımmış.Onur,şeref,haysiyet,hak,hukuk hepsi yalanmış.Bu dünyanın en aşşağılık,en haysiyetsiz,en namussuz adamı her zaman kazanırmış.Özür dilerim ben eşeklik etmişim.

08 Aralık 2009

Ananızı da alın gidin











Evet siz,biriniz değil hepiniz
Bizi sadece taraftarlığımızdan değil insanlığımızdan da soğuttunuz
Aramıza kin ve nefret tohumları ektiniz
Birbirimize düşürdünüz
Kardeşi kardeşe kırdırdınız
Kendi aptallıklarınızı bize fatura ettiniz
Hedef şaşırttınız
Katakulli yaptınız
Hakem dediniz
Federasyon dediniz
Kendi taraftarınızı hem sömürdünüz
Hem sabote ettiniz
Güzellik bekleyen insanlara
Sadece çirkinlik gösterdiniz
Nihayet Türk futbolunun içine ettiniz
Sessizliğin içinde düşünün bir saniye
Sorun kendi kendinize
Ben bu dünyadan göçtüğümde
Ne düşünecek acaba insanlar benim hakkımda
Hayırla mı yadedecekler
Yoksa ana-avrat sövecekler mi
Öteki tarafta hak aramaya
Kimler çıkacak karşıma acaba
Lütfen gidin beyler
Sağda soldaki artıklarınızı da alın
Medyadaki şakşakçılarınızı da alın
Kraldan çok kralcı maymunlarınızı da alın
Hepsini alın
Ve gidin

05 Aralık 2009

Neden geldim İstanbul'a


Ah ulan Rıza


Alacağın olsun Mustafa Hocam,bak adamlar yenilmiş gene,8 de 8 lik seriye tersten başlamışlar.Bu gece lider olarak uyumak vardı be hocam.11 puan öndeyken şampiyonluğu verdikte,12 puan geriden gelip lider olmayı görmek de vardı kaderde.Ah hocam ah.

30 Kasım 2009

Alma Kartal ın ahını


Memlekete ayak bastığından beri ısınamadım bu adama.Ukala tavırları,anası Türk olmasına,Türk milli takımında oynamasına rağmen Türkçe bilmemesi,öğrenmeye de çalışmaması,Beşiktaş a gelmek için babasına iş bulunmasını şart olarak koşması,Twitter mesajı vs vs.Sevmemek için neden arasam bunlar gibi onlarca daha bulurum.Aha bu Kazım kaza yapmış bugün.Bileği kırılmış,ameliyat edilmiş.Her ne kadar sevmesemde kendisine geçmiş olsun diyorum.Belki de kendine gelir bu kazadan sonra,davranışlarını sorgular.Tuhaf gelebilir ama yaptığı kazanın zamanlaması inanılmaz.Adam 4 maç ceza almış ve sakatlanıyor.Cezası bittiğinde eli de düzelmiş olacak.İnşallah kafasının içi de düzelir.

29 Kasım 2009

Çok abarttınız çoook


Ne oldum değil ne olacağım diyeceksin.Yok yok lafım Fener e değil.Sözüm onun ve Galatasaray ın medyadaki uzantılarına.İlk iki için Fener ve Galatasaray kapışırmış,Beşiktaş anca üçüncü olabilirmiş,hatta üçüncü olabilirse kendini şanslı saymalıymış mış mış.Uyduruk hesabınız patladımı kıçınızda.Hiç mi ders almadınız geçen yıldan.Gerideki milyonları adam yerine koymayıp dereyi de görmeden sıvadınız hemen paçaları.Bu takım geçen sene 16.haftada 6. sıradaydı efendiler ne çabuk unuttunuz.Ama siz adam olmazsınız bu sene yine şampiyon olursak yine aynı masalı okursunuz.Biz kötüydük de ondaaan.Hadi ordan.